
Ebeveyn olmayı, sabretmeyi, sevgiyi, gururu ve pişman olmayı anlatan ödüllü Can filmi bugün gösterime girdi. Can, son dönem Türk filmleri arasında en başarılı yapımlardan biri.
Ana akım filmlerin dışında Türk sinemasına yepyeni soluklar getirebilecek bir film Can. Evrensel bir hikayesi var. Konu İstanbul’da da geçse; Tokyo’da, Paris’te, ya da Afrika’nın herhangi bir şehrinde de geçse, her izleyicinin kalbinde yer edinebilecek bir öyküye sahip. Evlat sahibi olmak isteyen kısır bir baba... Evlatlığını kabullenemeyen bir anne, dağılmış bir yuva ve nice badirelerden sonra gelen dünyalar güzeli ‘evlatlık’ Can’ı sahiplenme duygusu. Hikaye basit gibi görünüyor olsa da güçlü bir dramatik yapısı var Can’ın. Film, 48. Altın Portakal’dan iki ödülle döndü. Sundance’de ise Jüri Özel Ödülü’nü kucakladı.
Bu başarıda en büyük pay yönetmen Raşit Çelikezer’in. Oyuncuları da unutmamak gerekiyor. Selen Uçer, Serdar Orçin, Yusuf Berkan Demirbağ ve Erkan Avcı, Can’a can katan oyunculuklar sergiliyor. Filmin anne karakteri Selen Uçer ve baba karakteri Serdar Orçin’e rollerini sorduk:
Türk sinemasında anne karakterine yeterince eğilen filmler var mı?
Selen Uçer: Türkiye’de uzun zaman böyle konularla ilgilenilmemiş. Annelik, sinema için önemli bir figür aslında. Anneler sıkı bir şekilde kategorize edilir bizde. Onlar yemek yapar, kocalarına ve çocuklarına bakarlar. Ama annelerimizin bir de ‘kendine ait insan’ olduğu yanları vardır.
Filmde negatif, zayıf bir karakteri canlandırıyorsunuz. Bu rolü sahiplenmek oyuncu açısından zor oluyor mu?
Serdar Orçin: Ben böyle karakterler daha fazla olsun istiyorum. Negatif karakter mağduriyetin doğurduğu bir kişi. Kadın mağduriyeti elbette ön planda ama erkek karakterleri yaratan bir sosyal düzen de var.
Güzel kadın objesi dışına çıkan bir karakteri canlandırmanın getirisi nedir?
Selen Uçer: Kadın rolleri pek anlatılmadığı için oyuncuya da çok ihtiyaç duyulmuyor bizde. Bir kadının eksisiyle artısıyla anlatıldığı bir film hemen hemen yok.
Filmde annelikle barışan bir karakteri oynuyorsunuz. Neler tecrübe ettiniz?
Selen Uçer: Önce Serdar Orçin’le ortak bir dil oluşturmaya çalıştık. Bir kadının mutsuz olduğu takdirde başkalarına mutluluk veremeyeceğini düşündüm. Hayattan almak istediğini alamamış bir sürü mutsuz annenin saplantılı olarak büyüttüğü insan var. Bu durumu anlamaya çalıştım.
Tepkiler nasıl oldu?
Serdar Orçin: Filmimiz Sundance’de büyük ilgi gördü. Amerikalıların ağladığını gördük. Bu bizi hem şaşırttı hem heyecanlandırdı.
STAR SANAT
(stargazete.com, 10 Mayıs 2012)