03 Eylül 2010 Cuma
 
Detaylı arama için tılayınız
 
ana sayfa iletişim site haritası english
  Gelişmelerden haberdar olmak için
E-Mail listemize katılın...
 
Diğer Anketler >
 
 
Haftanın Yorumu
 
 
 
 
 
 
 
 
 
Ziyaretçi Defteri MESAJ YAZ
Sayfa
Av.Gönül Aydemir
(İstanbul - 28 Ağustos 2010, 09:25:00)
Ben Karadeniz'in bir köyünde doğdum;Köyde insanlar atadan kalma usullerle tarım yapıyor,kendi yoz usullerini karıştırıp,büyük bir yoksulluk yaşıyordu.Oysa toprak verimli,doğa cömert,köyün suyu havası bulunmazdı.Çoğu zaman bakımsızlıktan bir deri,bir kemik çocuklara,kadınlara,erkeklere rastlardık.Ama her evde neredeyse silah vardı.Bu silahlar ya atölyelerde yapılıyor,ya da kaçak olarak yurtdışından getiriliyodu.Silah kaçakçıları bunca yoksulluk içinde makbul,dindar görünen insanlardı.Herkes oruç tutup,namz da kılıyordu.Bunca yoksul insanların siahlı olması,bir gün karnını doyurursa bunu silah atarak kutlaması kimseyi şaşırtmıyordu.Bugün kırk yıl sonra köyüme gidiyorum,yine aç kedi,köpek,çocuk,unutulmuş kadınlar görüyorum.Ama,karnı açken havaya ateş etme geleneği Karadeniz'de sürüyor,çete savaşı var sanırlır;adamlar İstanbl'dan,Ankara'dan,Almanya'dan,İngiltere'den para kazamış,gelmiş köye,bütün ilkelliklerini,korkularını,aşağılık duygularını silah atarak kusuyor.

H.Basturk
(İstanbul - 21 Ağustos 2010, 12:38:00)
DÜŞÜNCELERİNİZE DİKKAT EDİN ALIŞKANLIĞINIZ OLUR. ALIŞKANLIKLARINIZA DIKKAT EDİN KARAKTERİNIZ OLUR. KARAKTERİNİZE DİKKAT EDİN KADERİNİZ OLUR. Bu haklı sözlerin aksini iddia etmek mümkün değil. Bilinçli bir toplumla BARIŞ dolu, SEVGİ dolu, UMUT dolu bir dunya imkansiz degil...Yeter ki isteyelim. Dünyanın ve insanlığın yok olmasını istemiyorsanız, ne olur her birimiz gelecek nesillere yaşama hakki vermenin sorumluluğunu taşıyalım ve çocuklarımızın, gençlerimizin huzurla nefes alabilecekleri bir dünyada yaşamanın mücadelesini verelim. UMUT VAKFI'na sonsuz saygı, minnet ve şükranlarımla.....

HEVAL ÇAMLIBEL
(İzmir - 13 Ağustos 2010, 02:29:00)
SİLAHLAR..TANK- TÜFEK, BOMBA, NÜKLEER SİLAHLAR..SANIRIM YAPILMASI GEREKENLERİN BAŞINI HOŞGÖRÜ, EMPATİ KÜLTÜRÜNÜ YAYGINLAŞTIRMAK. ÇEKİYOR..YANİ FARKLI OLANA TAHAMMÜL..VE ÇOCUKLARIN OLUMLU OLANI İÇSELLEŞTİREBİLMELERİ İÇİN, YARIŞMALAR,TİYATRO OYUNLARI,İLGİNÇ MİNİ BELGESELLER HAYAL EDİYORUM..ÇÜNKÜ ÇOCUKLAR ÇOK GELİŞTİRİCİ,AKILLI..UMUT LAZIM,UMUTLU OLMAK LAZIM..

Burak
(Ankara - 29 Temmuz 2010, 15:01:00)
Bireysel silahlanmanın, ruhsatlı olmak koşuluyla kolaylaştırılmasından yanayım. Birkaç kaza yüzünden insanların savunma hakkının elinden alınmasına karşıyım. Saygılar

Av.Umut BAŞAR
(İstanbul - 24 Mart 2010, 10:47:00)
Son zamanlarda ekranlarda silahlar fazlasıyla yer kaplamaya başladı. Genel izleyiciye hitap eden aile dizilerinde bile silah sahneleri var. Bu insanların algısında silah taşımanın normal, kullanmanın ise doğal olduğu yolunda bir düşünce oluşturuyor.  RTÜK bir an önce bu konuda yayın politikasını netleştirneli, silah ekranlardan silinmelidir.

Levent SARAY
(Aydın - 28 Şubat 2010, 23:30:00)
Bireysel silahlanmaya 'hayır'!
Hayır; çünkü, insanlık için o kadar gereksinimler ortada iken, insanların iş, aş, sosyal güvence, eğitim, sağlık gibi konuları dururken böyle konularla uğraşmak nedir Allah aşkına? Hem, niye teşfik ediyorsunuz silahlanmayı. Kovboyculuk mu oynayacağız? Gül dikmeyi öğretsek ya topluma. Gül fidanları dağıtsak ya! Sevgiyi işlesek türkülerle, şiirler ve filmlerle. Çıplak gözlerle izleseniz ya çocuklarımızın gelişimlerini, lütfen, davranışlarını bir izleyin bir kaç saatliğine. İzleyin de görün gerçekleri. O küfürler, argo, kaba davranışlar ve saygısızlık aldı başını gidiyor. Tevazu kaybolmuş, paylaşım deseniz edebî kavram olarak yerini almış ve lümpen bir toplum olmuşuz. Hala, silahlanma ha! 'Kuşlar gibi uçmayı, balıklar gibi yüzmeyi öğrendik ama 'insan olma' sanatını unuttuk.' diyor Franklin. Yunus'umuz da; 'Sevelim sevilelim, dünya kimseye kalmaz.' diyerek 13. yüzyıldan bizlere haber göndermiş ama nafile...
Saygılarımla,

Levent SARAY
(Aydın - 23 Şubat 2010, 23:32:00)

Kalemin silaha tercih edildiği bir dünya gerçekten hayal. Ancak, kalemi silaha tercih edenlerin varlığı da ayrı bir gerçek. Dilerim, aydınlanmadan ve 'insan' olgusundan nasibi almış olanlar, yasa çıkarmaya yetkili olanlar, yasa çıkarılmasında etkili olanlar ve silahın değil kültürün, sanatın ve bilimin gerekliliğine inananlar kısacası SİLAHA HAYIR diyenler silahlanmanın önünde engel, kalemin gelişmesinde önder olsunlar.

Saygılarımla,

Levent SARAY Eğitimci Yazar


Aydın
(İstanbul - 12 Ocak 2010, 12:01:00)

Silah taşımak ya da bulundurmak bir ihtiyaçmış gibi toplumumuzda algılanması çok üzücü. Fakat TV’lerde çocukların seyredebilecekleri saatlerde silah odaklı dizilerin yayınlanmaması (mümkünse gece kuşaklarında). Seyredilen diziler çok kötü örnek oluyor. Buna bir çare bulmak lazım. Çocuklarımızın beyinlerini böyle şeylerle doldurursak sonuçlarına da katlanmak zorunda kalırız. Sigara nasıl gösterilemiyorsa TV’lerde, aynı şekilde silah da özendirme aracı olmamalı. Kendimize ve çevremize telafi edemiyeceğimiz zararlar vermeyelim. Herkes üstüne düşen sorumluğu yerine getirmeli.


Mustafa KARTAL
(İzmir - 22 Kasım 2009, 22:34:00)
Merhabalar. Ben bireysel silahlanmaya EVET diyorum.Ruhsatsız silahlanmaya HAYIR olarak tepki koyulmasından yanayım.Koluk kuvvetleri ve yasalar kişilerin can ve mal güvenliğini sağlamakta zorluk çekiyor,çünkü yasalar izin vermiyor. Silahla işlenen suçların neredeyse hepsi RUHSATSIZ silahlarla işleniyor. Acilen can ve mal güvenliği yasası çıkartılmalı. Kazalar her ülkede vardır. Hırsız benim evime girecek ve canıma kastedecek ,üstelik de yasalar karşısında da haklı olacak. Sizce bunun neresi doğru. Benim evime iki defa hırsız girdi,sonocu hepiniz tahmin edebilirsiniz.Can ve mal güvenliği yasası olarak Amerikadaki kuralların aynısını niye getirmiyoruz.

Caner
(İstanbul - 03 Kasım 2009, 23:52:00)
Bireysel silahlanmayı istemiyoruz. Bu düşüncenin bir alışkanlık haline getirilmesini istiyoruz ve bunun daha çok ilkokullarda benimsetilmesi gerekiyor. Vakfın faaliyetlerinin TV’lerde, radyolarda, yayın organlarında sık sık benimsetilmesi gerekiyor.Başarılarınızın devamını diliyorum.

Hamiyet Topoğlu
(İstanbul - 28 Eylül 2009, 08:56:00)
Bu konu bir anne olarak beni de çok endişelendirmekte. Bu kadar duyarsız, başka canlara kayıtsız öyle çok insan var ki aramızda. Ama seçilmiş milletvekilleri bile istediği yerde silah kullanırsa kime ne denir bilmem. Biz anneler, babalar çok dikkatli, özenli olmalıyız. Hangi kanalı açsak silahlı berbat diziler. Çocuklarımızın ne izlediği çok çok önemli, onlara sonuçları anlatılarak bu tür programları izletmemeliyiz. İnanın bugünki yürüyüşünüzü canı gönülden destekliyorum, ama katılamıyorum. Ben gazetelerin üçüncü sayfalarındaki vakaların, çoğunlukla cahil, duyarsız insanların yol açtığını düşünüyorum. Suçsuz, günahsız yavruların, insanların başına üzücü olaylar gelmemesi, daha bilinçli bir toplum dileğiyle....

Selime Karahmet
(İstanbul - 18 Ağustos 2009, 04:09:00)
Bu, ne bu günün sorunu ne yarının. Tüm dünya bunun için seferber. Biz ülkeler ve milletler arası son sıradayız. Neden biliyor musunuz? “At avrat silah” bence bu cehaletin cahilliğin ötesi bir söz. Ülkemizde kanunlar gerektiği kadar değere sahip değil. Yasalar da öyle... Eğer bu kadar kolay elde ediliyorsa, burada da birileri kârlı çıkıyorsa, bu canlı bombadan da beterdir ve düşünün ki binlerce canlı bombayla yaşıyoruz. Binlerce insan hiç uğruna ölüyor. Neden sizce medya ve televizyonlar bu olaylara teşvik ve davetiye çıkartırsa ne olur? Bizce suç işlemek daha kolay olur. Diziler burada en büyük tetikleyici unsur. Gazeteler, adliye sarayları her gün binlerce aydınlanmamış cinayetlerle dolu. Koltuk sevdalısı bakanlara seslenelim; ruhsatlı silah bile ortadan kalksın. Bu ülkede daha kaç umutlar ölecek... Sesimizi yazarak, konuşarak, sokaklara çıkarak, okullarda senpozyumlar düzenleyerek Umut Vakfı’nın yolu örnek olsun tüm ana ve babalara... Cahil insanın cehaleti en ağır darbe bırakır. Eğitim verelim birbirimize...

Nurten Özarslan
(İstanbul - 25 Temmuz 2009, 20:55:00)

Böyle bir Vakıf kurduğunuzdan dolayı öncelikle tebrik ederim. Mardin’deki köylüleri öldüren ya da öldürenler önce akıl hastası değildi onu belirteyim. Silahsızlanmanın şiddeti azaltacağını düşünüyorum, ülkemizde herkes şeker alır gibi silah almakta, birşeylerin ispatı peşinde... Ama sonuçlar ortada ölüm, yaralanmalar, gözyaşı ve öksüz kalan travmaya uğrayan çocuklar ya da aileler... Milletvekilleri dahil herkes silahı bırakmalıdır.


Ferdinaz KOYUNCU
(İstanbul - 17 Haziran 2009, 19:25:00)

Okulların tatile girmesiyle veliler çocuklarının oyuncak seçimine malesef dikkat etmiyorlar. Sanki çok masumane bir durummuş gibi çocuklarına su fışkırtan "SU SİLAHLARI,TABANCALARI" oyuncakları almaktadırlar. Satışları artan bu oyuncakların tehlikesi ileri yaşta daha da belirginleşmekte ve bireysel silah edinme hevesini arttırmaktadır. Onun için aman dikkat! Çocukların yaz oyuncakları "silah oyuncak" olmasın diyor, uyarıyorum.
İyi tatiller dileklerimle,


Metin Turanlı
(İstanbul - 06 Mayıs 2009, 10:25:00)
Silah her koşulda yasaklanması gereken bir şeydir. Hele ehliyetsiz ve şizofren insanların ellerinde olursa. Bugün Mardin’de yaşananlar bunun bir parçası. Hiç bir insan bu şekilde bir ölümü hakedemez. Artık sözün bittiği yerdeyiz. Bedeli ne olursa olsun geleceğimiz için, çocuklarımız için silah bulundurmayı, taşımayı ve kullanmayı ağır cezalarla yasaklamalı,en azından sınırlamalıyız. Bir sigara kadar kolay ulaşılan bir nesne olmaktan çıkarmalıyız.

Levent SARAY
(Aydın - 21 Nisan 2009, 23:33:00)

21.Yüzyıl sürecinden geçerken, 'silah', 'savaş' ve 'öldürme' gibi kavramların realite veya haber olarak bile kullanılması çok üzücü ve düşündürücüdür. Bu, insanlığın zayıf taraflarından birinin görüntüsü veya 'insan' olamamanın belirtisidir. 'İnsan olabilme', insanlığa hizmet edebilme' çabası ve duygularıyla yaşamdan tad alma mutluluğuna erişebilmiş bir birey olarak; bireysel silahlanma ve hele hele çocuklarımızı silahla özdeşleştirme girişim ve görüntülerine şiddetle 'hayır' diyorum. Sevgi dolu bir dünya aramak yerine dünyamızı sevgiyle doldurmaya çalışalım. Sevelim sevilelim, dünya kimseye kalmaz.
Sevgiyle kalınız,
Levent SARAY
Eğitimci - Yazar
AYDIN


Nur Horsunlu
(Aydın - 08 Nisan 2009, 01:03:00)
Bireysel silahlanmayı, taşıma gerekçesi ne olursa olsun, özgüvensizlik, ego tatminsizliği hatta bir adım daha ilerisi histerik bir durum olarak görüyorum... Hiçbir eğlence, mutluluk, zafer insanın bu iğrenç gürültüyü birkaç kez duymasıyla katlanmıyor, nedense insanlarımız özellikle bu tür durumların dışavurumunda kullanıyor silahı... Vakfınızı bir profesörün özgeçmişini incelerken gördüm, düzenlediğiniz bireysel eğitimlere katılmış. Ancak herkes benim kadar şanslı değil. Lütfen sesinizi biraz daha çok çıkarın ve lütfen eğitim çalışmalarına devam edin, eğitim duyurularınızı e-bültenle takip edeceğim...
Sevgiler...

Devrim Yılmaz
(İstanbul - 07 Nisan 2009, 20:07:00)
"Açık alanlardaki düğün, nişan, kına gecesi, sünnet törenlerine silahla katılmak yasaklanmalı mı?" diye sorulan anketinizde görülüyor ki insanlar hala geri kalmışlığın etkisindeler ve ankatten çıkan sonuçlara göre %4 hayır. İşte nasıl bir gerçekle karşılaştığımızın kanıtıdır diye düşünüyorum. Anlamadığım ve anlayamadığım bu denli insanların bu ülkede ne işleri olduğu. İşte bu ankatlerde verilen "evet" cevaplarının %100 olması şu yaşadığımız toplumda mümkün olmuyor gibi gözüküyor. Fakat biz yine de bilinçli bir şekilde insanları bu tehlikeden korumak adına herşeyimizle mücadelemizi daha da güçlendirmeliyiz. Ben ve benim gibi düşünen insanlar ankette çoğunluk göstermesine rağmen ( %95 lik oran ) korkulan o ki %4 lük tehlike her hangi birini bir yerde yaralayabilir ve öldürebilir. Gazetelerin 3. sayfasında yer almak istemiyorsak bu tip eylemlere ve insanların bilinçsizce hareket etmelerine hep birlikte çözüm bulmalı ve taraf olmamalıyız.
BEN GAZETELERİN 3. SAYFASINDA OLMAK İSTEMİYORUM YA SİZ ?

Harun
(Ankara - 07 Nisan 2009, 19:06:00)
Yazılanları okudukça ve bugün Türkiyemde yaşananları gördükçe kahroluyorum. Bence artık birşeyler yapmalı. Çünkü sanki kendi kendimize yazıp okuyormuşuz gibi geliyor bana. Umut Vakfı'nın sivil toplum örgütü olarak öne çıkması ve mesela Tema Vakfı gibi para toplayıp etkinlik yapması gerekiyor diye düşünüyorum. Onlar topraklarımız yok olmasın diyor, biz HAYATlar yok olmasın diyoruz.
Saygılarımla.

Hüdaverdi Kesen
(Bursa - 07 Nisan 2009, 18:56:00)
Ben konuya genel bakmak istiyorum. Anneler, babalar evlatlarını ne kadar iyi yetiştirebiliyor. Ahlak ve vicdan felsefesini çocuklarına ne kadar aşılayabiliyor. Din ahlak vicdanı çocuklarımıza aşılayamazsak buradan bağırışımız boşunadır. Bırakın gençleri küçük çocuklarımız dahi mafya vari gezmekte ve hareket etmektedir. Milli eğitim ve öğretim derken eğitim bitmiş ve maalesef sadece yeteri olmayan bir öğretim kalmıştır. Ben her çocuğun din ve ahlak felsefesini öğrenmesinden yanayım. Hiçbir ayrım yapmadan alevi, sünni, musevi farketmez hepsinin temelindeki insan sevgisi gençlere çocuklara aşılanmalı.
Saygılarımla



Web Tasarımı
  ana sayfa | kurumsal | iletişim | site haritası | english