|
|
 |
|
 |
|
|
|
|
|
|
|
|
|
Sayfa |
|
(İstanbul - 23 Aralık 2010, 09:58:00)
Şu an da gündemde olan yeni tasarı ama birçok sevdiklerimizi eski yasa geçerli iken kaybettik. Dolayısı ile köklü bir çözüm bulmak zorundayız. Gördük ki gündeme geldiğinde insanlar tepkilerini verebiliyor.hukuki alanda mücadele ettiğinizi biliyorum ama halkın desteğine de çok ihtiyacımız var. Her türlü eyleme,seminere,yürüyüşe varım.bunu kaybettiğim minik Damla ma borçluyum.Damla’yı çok özlüyorum ve biliyorum ki damla böyle bir nedenle yaşamını yitirmeyecek kadar dolu,evrensel düşünebilen bir çocuktu,cahilliğe ve bireysel silahlanmaya sonuna kadar hayır.
|
|
|
(İstanbul - 23 Aralık 2010, 09:28:00)
Silahlanmaya karşı çıkmak için, şimdi göndereceğim linki, 25 kadar gazeteye köşe yazarlarına gönderdim. Ve rica ettim, Ülkemizde zaten yeterince silahlanma olduğunu, ölümlerin daha da artacağını, ve silahlanmaya karşı çıkmak için, basın olarak, sesimizi duyurmalarını rica ettim. Birgün Gazetesi Yazarı, Sevgili Yankı Yazgan, yanıt verdi linkteki yazıyı bir kaç kişiye gönderdiğini, ve bu konu ile ilgileneceğini söyledi, Ona burdan sonsuz sevgilerimi gönderiyorum, duyarlılığı için... Ben silahlanmaya karşı elimden geldiğince mücadele edeceğim. http://timurugan.wordpress.com/2010/12/13/yaziklar-olsun-alay-ediyorlar-silah-yasa-tasarisina-hayir/ Sevgi ve saygılarımla Gülsen Özçelik
|
|
|
(İstanbul - 18 Aralık 2010, 12:11:00)
Sayın UMUT VAKFI ‘nın çok kıymetli kurucuları ve yöneticileri; İçinde bulunduğumuz günlerdeki silah ile ilgili yasa konularıın birden bire meclise gelmesi bizleri çok şaşırtmıştır. Bir kadın ve bir vatandaş olarak rahatsız olmamak mümkün değildir. Ne kadar da geri adım atılmış olsa da, bizleri çokta rahatlatmadı. Bu konulardaki çalışmalarınızı gündemim oluşması ile ne kadar önemli olduğunun ve bu mücadeleyi sürdürürken de, sizlerin yanında olduğumuzu bildirmek ihtiyacı duyduk. Yapacağınız çalışmalarda, manevi ölçüde neye gücümüz yeterse birlikte olmak, bir insanımızın bile , kim vurdu ya gitmemesini ,bunun bir kader diyerek avutulmaktan öte bir şey olduğunu ,kamu vicdanında ne kadar çok ses getirilirse , bazı vekil diye yollanan kişilerin de böyle bir yasayı çıkartmaya zorlayan sektörlerin , başka iş sahalarına yönelmeleri gerektiğinin zamanı gelmiştir. “Yurtta sulh ,cihanda sulh”
|
|
|
(Balıkesir - 16 Aralık 2010, 16:28:00)
Keşke diye üzüntüyle mesajıma başlamak istiyorum. Çünkü UMUT VAKFI kurucuları talihsiz olaya maruz kalan ve aynı kaderi paylaşan kader birliği yapan duyarlı insanların duyarlılıkları sonucu bu vakıf kurulmuştur. Bu acılı insanların acılarını bütün samimiyetimle paylaşır bir daha böyle acılar yaşanmaması dileğimle; Sizlerin bu çalışmalarınıza gönülden katılıp destekliyorum. Acaba daha fazla ne yapabilirim diye de düşünüyorum. Meclis komisyonundan yapılan açıklamalar benim kanımı donduruyor. Bu açıklamalar ve yasa tasarısını hazırlayanlar ve bunların yasa taslağının hazırlanma ve gerekçerini savunmaları azıcık aklı olan ve bu toplum içerisinde yaşayan , günlük olayları birazcık görüp onlardan ders alabilen bu türden bir silahlanmanın bu toplumda nelere mal olacağını görmesi gerekir.. İlkel toplum diyemeyiz çünkü ilkel toplumlarda bu tür teknoloji olmadığından kıyaslama şansımız yok. Basında aklı evvel kişilerin ifade ettikleri gibi Bosna-Hersek örneği veriliyor. Bosna_Hersekliler silahlandırılmış olsalarmış bukadar katliam yapılmazmış. Bu ülkede bir çoklarının mantığı bu yöndedir, hani silahlandırmayı özendirmeye çalışanlar kendilerininde zaman zaman ifade ettikleri gibi kulakları duymaz, gözleri görmez ve idraktende yoksundurlar. Şayet bu türden mantıklarla silah özendirilip halk silahlandırılmmaya çalıştırılıyorsa bu iş, kısa, orta ve uzun vadeli bir proğram geliyor bana bunun altıdan hiçbimiz kalkamayız. İleride doğabilecek sonuçları düşünmek, yazmak ve ifade etmek bile istemiyorum. İşte daha bu gün (16.12.2010) hemde mecliste alt komisyonlarda bu konunun görüşüldüğü bir sırada Van İl'i Devlet hastahanesinde iki taraf arasında çıkan silahlı kavgada 6 kişi vuruluyor 3 şahıs hayatını kaybediyor. İşte sana silah, işte sana meşru savunma, işte sana, hırsızdan savunma, işte sana silah sanayiicerini koruma nasılda korunuyormuş ,hepsi bir tarafa diyelimde olmazda, ; bu günkü bu elim utanılacak ve büyük kaygı duyulan, nefret edilen bu olaydan ders alması gerekenler ve bu işin tarafları aynı zamanda sorumlusu olmaya çalışanlar ders almışlarmıdır. Bundan ders almamışlar ise; Mardin katliamı gibi bir katliammı bekleniyor. Sanırım yapılmak istenenlerin sonucuda böyle bir sonuca varmaktır. Güzel ve yalnız, başıboş Ülkemizin , aklı başında , duyarlı geleceği öngörebilen, bürokrat ve siyasetçilere gereksinimimiz vardır. Bu vakfı kuranlara ve vakfın amacı doğrultusunda çalışan emeği geçen herkese teşekkür ediyorum. Geleceğimiz adına tüm Dünya insanlığı ve barışı adına; Her türlü silaha ve silahlanmaya KOCAMAN; HAYIR DİYORUM. Esen kalın.
|
|
|
(İzmir - 15 Aralık 2010, 19:33:00)
Silahsızlanma konusundaki çalışmalarınızı destekliyorum.
|
|
|
(İzmir - 15 Aralık 2010, 19:09:00)
Son günlerde silahla ilgili oynanan oyunlar beni çok korkutuyor.Bu konuda ne yapabileceğimi bilemediğim için sitenize girdim.Hangi akla hizmet ki, bir yasa ile silah, herkes tarafından kolayca ulaşılabilir hale getiriliyor.Gençlerimize ne yapılmak isteniyor?Kardeşlik ve sevgi öğretilmesi gerekirken ellerine kolayca silah veriliyor.Kime hizmet ediyorlar?Bu yasadan kimler çıkar umuyor?Ben çocuklarımızın,torunlarımızın serseri bir kurşuna kurban gitmesini istemiyorum.Lütfen birşeyler yapalım.Bu yasanın çıkmasına engel olalım.Üzerimize ne düşerse yapmaya hazırım.Yeter ki bu yasaya HAYIR diyelim
|
|
|
(İstanbul - 14 Aralık 2010, 20:59:00)
Meclisten geçirmeye çalıştıkları yeni yasa tasarısına bakın, Herkese 5 silah…Üstünde 2 silah taşıyabileceksin, silah ruhsatı almak için sağlık raporuna ihtiyaç yok, sabıkalılar bile ruhsat alabilecek, 18 yaşına gelmiş herkes silah alabilecek… Bu nedir ya…Böyle bir girişim için “kınayan” , “nazik” bir eleştiri yazısı yazılabilir mi ? En yumuşak ifadeyle vicdanı olan biri ” ulan siz hangi silah şirketlerinin adamısınız, maaşınız ne kadar” diye sormaz mı? Zaten geniş yasal kılıflarla yurda giren ve koruma altındaki organize suç örgütlerinin kaçak soktuğu; milyonla silah nedeniyle her yıl binlerce kişinin öldürüldüğü bir ülkede böyle bir yasayı çıkartmaya çalışmanın adı “utanmazca kese doldurma çalışması” değildir de nedir? Neredeyse tüm Dünya’da bireysel silahlanmaya savaş açılmışken .... devamı ... http://timurugan.wordpress.com
|
|
|
(İstanbul - 14 Aralık 2010, 17:33:00)
Arkadaşlar, sigarayı bile raflardan indirmeyi düşünen iktidar silahları vitrine diziyor.Sigara öldürür diye sloganlar üretenler,silahın masum olduğunu mu düşünüyorlar?Ben internette siğara reklamı görmedim.Ama silah reklamı yapılabildiği gibi satışı da serbest kalıyor.Silah tüccarları, yandaşları her yönden saldırıyor.Kimi,'silah olası bir iç savaşta gereklidir'derken, kimi 'suç işleyenlerin ruhsatsız silahla suç işlendiğini' öne sürüyor.Sanki gözü dönmüş insanlar için ruhsat çok önemliymiş gibi.Serbet bırakılmazsa kaçak yollardan girermiş.Sigara da kaçak yollardan girer.Ona niye ulaşmayı bu kadar zorlaştırıyor sunuz?Gün sokaklara inme günüdür.Lütfen bu konuda proje geliştirin.Bu işi başkalarının vicdanına bırakmayalım.
|
|
|
(Ankara - 13 Aralık 2010, 22:06:00)
Barış dolu günler dilemek isterdim ancak korkunç bir yasa çıkmak üzere,Uğur Dündar'a mesaj attım,hergün cinayet işlenmekte dedim,bir kampanya yapın,çağrıma yanıt beklerken bir de bu rezalet karşımıza çıktı,bakın ben eşimin ruhsatlı silahını iade ettirmeyi başardım,sizden ricam umut dolu çocuklarımızı bu dehşetten koruyalım,sesiniz çıksın lütfen,okullara,üniversitelere,heryere gelin,bir tek siz varsınız ,İYİ Kİ VARSINIZ.
|
|
|
(Sakarya - 01 Aralık 2010, 21:02:00)
Çalışmalarınızı televizyonda bir haber vasıtası ile duydum vakfınıza destek olmak amacı ile 02.12.2010 tarihi itibariyle Fatih 13 marka 7,65 silahımı askeri birliğe hibe edecegim.
|
|
|
(İzmir - 07 Ekim 2010, 16:16:00)
Ben 22 yıllık deniz astsubaylığı görevinden 1.dereceden emekli oldum. Aslen Diyarbakırlıyım fakat 1978 yılında babam terör olayları nedeniyle belediyedeki görevinden ayrılarak Yalova'ya göç etmiş. Fakat ne fayda şehir eşkıyaları bizi Yalova'da da buldu.1994 yılında iki kişinin kavgasını ayırma sevdasına ağabeyim tek kurşunun kalbine isabet etmesiyle henüz 33 yaşında maalesef aramızdan ayrıldı. Evli 2 çocuk sahibiydi. Yazık değil mi? Kimin herhangi bir canlının yaşamına son verme hakkı var...Ben bile kanuni hakkım olmasına rağmen eşim sayesinde, eşlerin payı çok elbette, silahımı 16 senedir saklıyoruz...Silahsız bir dünya istiyoruz...
|
|
|
(Ankara - 05 Ekim 2010, 21:20:00)
Her gün daha iyi, adam gibi ve yaşadığım dünyaya daha faydalı olmak umuduyla güne uyanıyorum. Kimsenin ama hiç kimsenin umutlarımıza kurşun sıkmasına izin vermeyelim. Silahlanmanın her türlüsüne sonuna kadar KARŞI DURALIM.
|
|
|
(İstanbul - 28 Ağustos 2010, 09:25:00)
Ben Karadeniz'in bir köyünde doğdum;Köyde insanlar atadan kalma usullerle tarım yapıyor,kendi yoz usullerini karıştırıp,büyük bir yoksulluk yaşıyordu.Oysa toprak verimli,doğa cömert,köyün suyu havası bulunmazdı.Çoğu zaman bakımsızlıktan bir deri,bir kemik çocuklara,kadınlara,erkeklere rastlardık.Ama her evde neredeyse silah vardı.Bu silahlar ya atölyelerde yapılıyor,ya da kaçak olarak yurtdışından getiriliyodu.Silah kaçakçıları bunca yoksulluk içinde makbul,dindar görünen insanlardı.Herkes oruç tutup,namz da kılıyordu.Bunca yoksul insanların siahlı olması,bir gün karnını doyurursa bunu silah atarak kutlaması kimseyi şaşırtmıyordu.Bugün kırk yıl sonra köyüme gidiyorum,yine aç kedi,köpek,çocuk,unutulmuş kadınlar görüyorum.Ama,karnı açken havaya ateş etme geleneği Karadeniz'de sürüyor,çete savaşı var sanırlır;adamlar İstanbl'dan,Ankara'dan,Almanya'dan,İngiltere'den para kazamış,gelmiş köye,bütün ilkelliklerini,korkularını,aşağılık duygularını silah atarak kusuyor.
|
|
|
(İstanbul - 21 Ağustos 2010, 12:38:00)
DÜŞÜNCELERİNİZE DİKKAT EDİN ALIŞKANLIĞINIZ OLUR. ALIŞKANLIKLARINIZA DIKKAT EDİN KARAKTERİNIZ OLUR. KARAKTERİNİZE DİKKAT EDİN KADERİNİZ OLUR. Bu haklı sözlerin aksini iddia etmek mümkün değil. Bilinçli bir toplumla BARIŞ dolu, SEVGİ dolu, UMUT dolu bir dunya imkansiz degil...Yeter ki isteyelim. Dünyanın ve insanlığın yok olmasını istemiyorsanız, ne olur her birimiz gelecek nesillere yaşama hakki vermenin sorumluluğunu taşıyalım ve çocuklarımızın, gençlerimizin huzurla nefes alabilecekleri bir dünyada yaşamanın mücadelesini verelim. UMUT VAKFI'na sonsuz saygı, minnet ve şükranlarımla.....
|
|
|
(İzmir - 13 Ağustos 2010, 02:29:00)
SİLAHLAR..TANK- TÜFEK, BOMBA, NÜKLEER SİLAHLAR..SANIRIM YAPILMASI GEREKENLERİN BAŞINI HOŞGÖRÜ, EMPATİ KÜLTÜRÜNÜ YAYGINLAŞTIRMAK. ÇEKİYOR..YANİ FARKLI OLANA TAHAMMÜL..VE ÇOCUKLARIN OLUMLU OLANI İÇSELLEŞTİREBİLMELERİ İÇİN, YARIŞMALAR,TİYATRO OYUNLARI,İLGİNÇ MİNİ BELGESELLER HAYAL EDİYORUM..ÇÜNKÜ ÇOCUKLAR ÇOK GELİŞTİRİCİ,AKILLI..UMUT LAZIM,UMUTLU OLMAK LAZIM..
|
|
|
(Ankara - 29 Temmuz 2010, 15:01:00)
Bireysel silahlanmanın, ruhsatlı olmak koşuluyla kolaylaştırılmasından yanayım. Birkaç kaza yüzünden insanların savunma hakkının elinden alınmasına karşıyım. Saygılar
|
|
|
(İstanbul - 24 Mart 2010, 10:47:00)
Son zamanlarda ekranlarda silahlar fazlasıyla yer kaplamaya başladı. Genel izleyiciye hitap eden aile dizilerinde bile silah sahneleri var. Bu insanların algısında silah taşımanın normal, kullanmanın ise doğal olduğu yolunda bir düşünce oluşturuyor. RTÜK bir an önce bu konuda yayın politikasını netleştirneli, silah ekranlardan silinmelidir.
|
|
|
(Aydın - 28 Şubat 2010, 23:30:00)
Bireysel silahlanmaya 'hayır'!
Hayır; çünkü, insanlık için o kadar gereksinimler ortada iken, insanların iş, aş, sosyal güvence, eğitim, sağlık gibi konuları dururken böyle konularla uğraşmak nedir Allah aşkına? Hem, niye teşfik ediyorsunuz silahlanmayı. Kovboyculuk mu oynayacağız? Gül dikmeyi öğretsek ya topluma. Gül fidanları dağıtsak ya! Sevgiyi işlesek türkülerle, şiirler ve filmlerle. Çıplak gözlerle izleseniz ya çocuklarımızın gelişimlerini, lütfen, davranışlarını bir izleyin bir kaç saatliğine. İzleyin de görün gerçekleri. O küfürler, argo, kaba davranışlar ve saygısızlık aldı başını gidiyor. Tevazu kaybolmuş, paylaşım deseniz edebî kavram olarak yerini almış ve lümpen bir toplum olmuşuz. Hala, silahlanma ha! 'Kuşlar gibi uçmayı, balıklar gibi yüzmeyi öğrendik ama 'insan olma' sanatını unuttuk.' diyor Franklin. Yunus'umuz da; 'Sevelim sevilelim, dünya kimseye kalmaz.' diyerek 13. yüzyıldan bizlere haber göndermiş ama nafile...
Saygılarımla,
|
|
|
(Aydın - 23 Şubat 2010, 23:32:00)
Kalemin silaha tercih edildiği bir dünya gerçekten hayal. Ancak, kalemi silaha tercih edenlerin varlığı da ayrı bir gerçek. Dilerim, aydınlanmadan ve 'insan' olgusundan nasibi almış olanlar, yasa çıkarmaya yetkili olanlar, yasa çıkarılmasında etkili olanlar ve silahın değil kültürün, sanatın ve bilimin gerekliliğine inananlar kısacası SİLAHA HAYIR diyenler silahlanmanın önünde engel, kalemin gelişmesinde önder olsunlar.
Saygılarımla,
Levent SARAY Eğitimci Yazar
|
|
|
(İstanbul - 12 Ocak 2010, 12:01:00)
Silah taşımak ya da bulundurmak bir ihtiyaçmış gibi toplumumuzda algılanması çok üzücü. Fakat TV’lerde çocukların seyredebilecekleri saatlerde silah odaklı dizilerin yayınlanmaması (mümkünse gece kuşaklarında). Seyredilen diziler çok kötü örnek oluyor. Buna bir çare bulmak lazım. Çocuklarımızın beyinlerini böyle şeylerle doldurursak sonuçlarına da katlanmak zorunda kalırız. Sigara nasıl gösterilemiyorsa TV’lerde, aynı şekilde silah da özendirme aracı olmamalı. Kendimize ve çevremize telafi edemiyeceğimiz zararlar vermeyelim. Herkes üstüne düşen sorumluğu yerine getirmeli.
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|