Haftanın Yorumu

Suçlu hiç pişman değil!


Eskilerin deyimiyle; Hem suçlu, hem güçlü…
 
Hem de yüzsüz, pervasızca “Hiç pişman değilim” diyor…
 
Trafikte iki arabanın dikiz aynası sürttüğü ve önüne geçtikleri için tartıştığı iki kişiyi öldürmüş, bir kişi de o arada yaralanmış…
 
Bazı insanlar evindeki tavuğu bile kesse huzursuz oluyor, keserken zorlanıyor, ama o…
 
Rahat… Pervasız…
 
Belki karşı tarafta da hata vardı… Bilemiyoruz tabii… Ama bildiğimiz bir şey var ki; en ufak şeyde insanlar hemen silaha sarılıyor…
 
Hoşgörü çoktan bu ülkeyi terk etmiş…
 
Olaydan sonra polisin bir saatlik takibi sırasında araca çamura saplanınca, cinayet işlemede kullandığı tabancasıyla yakalanmış…
 
Niğde’de yaşanan bu olay sonrası yakalanan 52 yaşındaki Hamza C., adliyeye götürülürken gazetecilere; “Ben muhtar Hamza. Alenen vurdum, gurur duyuyorum. Benim önüme geçtiler, ben de vurdum” diyor…

Valla etrafımız pişman olmayan suçlularla dolu…
 
 

Forum

CEVAP VE DÜZELTME HAKKI İÇİN ÜÇ AŞAMALI TEST


Av. Fikret İLKİZ

Herkes ifade özgürlüğü hakkına nasıl sahipse, herkes özel ve aile hayatına, konutuna ve yazışmalarına saygı gösterilmesi hakkına da sahiptir. Hukuk ifade özgürlüğünü aynı zamanda bireylerin itibarlarına yönelik haksız saldırılardan korur. Basın özgürlüğü ile kişilerin şeref ve itibar hakkı arasında adil bir denge kurabilmelidir.
 
Cevap ve düzeltme hakkı basın meslek ilkeleri arasında yer alır.
 
Basın Konseyi Meslek İlkeleri (2025) Madde 15 gereği; “Basın organları, cevap hakkına ve yanlış yayınlardan kaynaklanan tekzip hakkına saygı duyarlar.”
 
Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Türkiye Gazetecileri Hak ve Sorumluluk Bildirgesi’nde  “Gazeteci, karşı görüşe ve cevap hakkına, kötüye kullanılmaması ve kabul edilebilir biçimde yapılması kaydıyla saygılı olmalıdır” ilkesi “Gazetecinin temel görevleri”  arasında sayılmıştır.
 
Düzeltme ve cevap hakkı, basını sınırlandırır. Çünkü herhangi bir yayından sonra en kısa süre içinde “bir cevap yayımlamaya zorlayan” bir haktır. Basın özgürlüğü ile şeref ve itibar hakkı arasında dengeyi sağlayan bir işlev üstlendiği söylenebilir.
 
detay

 

Okuyun

‘Her şüpheli ölüm başka bir şüpheli ölümün önünü açıyor’


Eylem NAZLIER
 
İzmir’de evinde asılı halde bulunan 18 yaşındaki Dilan Geyik’in ölümünün cinayet olduğu ortaya çıktı. Yüzlerce saatlik kamera kaydı, olay yeri incelemesi ve adli delillerin değerlendirilmesi sonucunda genç kadının Mustafa Bingöl (27) tarafından öldürüldüğü belirlendi. Bingöl’ün, Dilan Geyik’in ölümünü, intihar gibi göstermeye çalıştığı ve intihar notunu da kendisinin yazdığı tespit edildi. Dilan Geyik’in ölümünün üzerinden yaklaşık bir hafta geçmişken cinayet gerçeğinin ortaya çıkması, “Etkili soruşturma yapılmasaydı ne olurdu?” sorusunu yeniden gündeme getirdi. Av. Rukiye Leyla Süren şüpheli kadın ölümlerinde en büyük engelin soruşturma süreçlerinde yaşandığını belirtiyor. Delillerin toplanmaması ve taleplerin görmezden gelinmesi dosyaları karanlıkta bırakırken bu şekilde cezasızlık algısı güçlendiriliyor.
 
Cezasızlık algısı güçlendiriliyor
 
Uzunn süredir şüpheli kadın ölümleri davalarını takip eden İstanbul Barası Başkan Yardamcısı Leyla Süren, artan vakaların temel nedenleri arasında toplumsal cinsiyet eşitsizliği, etkin soruşturma yürütülmemesi ve cezasızlık politikalarının bulunduğunu söyledi. 
 
 
 

VakfımızıDestekleyenler