Haftanın Yorumu

Ah bu kadın katilleri!


Ve onlara iyi halden indirim uygulayanlar…
 
Onları affedip sokaklara salanlar…
 
Yıl 2026, 17 Mart…
 
Kadın cinayetleri sürüyor… Şaibeli ölümler de…
 
Hatta kayıp olduğu önü sürülen kadınlarla ilgili emniyet birimleri, dosyaları tozlu raflardan indirip, titizlikle incelediklerinde yeniden, yıllar yıllar sonra ortaya çıkıyor ki, kayıp kadınlar ya kocaları, ya aile meclisi kararıyla öldürülmüşler…
 
Maalesef son yıllarda göçmen kadınlar da bu kadın cinayetlerinden payını alıyor…
 
İşte yine bir gazetede haber; İstanbul Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü Kayıp Şahıslar Büro Amirliği ekipleri eski “kayıp” dosyalarını yeniden incelemeye almış…
 
Kayıp olduğu öne sürülen Özbekistan uyruklu, 36 yaşındaki Khurriyat Tursunboeva dosyası incelendiğinde eşinin, kayıp başvurusundan sonra boşanma davası açtığı, davanın yaklaşık 5 yol sürmesinin ardından mahkemenin, 2024 yılında; kadının bu süreçte cevap vermediği gerekçesiyle boşanmayı gerçekleştirdiği görülmüş…
 
 

Forum

EL SALLAMAK YASAK VE YARGI


Av. Fikret İLKİZ
 

Basın ve ifade özgürlüğü iletişim özgürlüğüdür. İletişim yasak mıdır?
 
Gözler ve eller konuşurlar. El sallamak yasak…
 
Hangi kanunda yazılı bilinmez, ama birdenbire yasak işte! Ne sevdiğine el sallayabilirsin ne başka birine ne tanıdığına ne dostuna! Cezaevi içindeki duruşma salonunda el sallamak yasak…
 
Talimat öyle! Kimin talimatı? Yasak mı soralım!
 
“Mahkeme Başkanı: Kayıtlara bakıp değerlendirelim, usule aykırı bir hareket var mı diye?  Ya şöyle; el sallamakta tabii ki mahsuru yok. Yani sorun o değil…
 
”Sorun ne? Bilinmiyor, ama el sallamak “yasak” değilmiş! El sallamak “serbest”. Mahsuru yokmuş! Ne mahsuru varsa? El sallayınca insanlar konuşmuş oluyorlar! “Sıkıntıların” tam ortasında birbirleriyle kucaklaşmış, birbirlerine dokunmuş, hasret gidermiş oluyorlar. Asık suratlar birden değişiyor ve gülümsüyorlar. Sadece sevdiklerine, en güzel insanlarına el sallıyorlar. Çok uzaktan da olsa, yüzünü zor seçse de el salladığına sevgilerini gönderiyorlar. Dışarıdan içeriye, hayattan “hapishaneye” haber veriyor, el sallıyorlar!  Sözsüz iletişim binlerce söze bin bedel…
 

 

Okuyun

Çin’den ABD’ye ’yapay zeka’ uyarısı

Neşat ERGÜL
 
Çin, yapay zekanın askeri alan da kısıtsız kullanımının, yapay zeka araçlarının “savaş kararlarını aşırı etkilemesinin” etik sakıncalarına dikkat çekerek bu teknolojilerin insan kontrolünde olması gerektiği mesajını verdi.
 
Çin Savunma Bakanlığı Sözcüsü Ciang Bin, Pekin’de düzenlenen basın toplantısında, ABD’nin Venezuela ve İran’daki askeri müdahalelerinde yapay zeka araçlarının yoğun şekilde kullanıldığı ve Washington yönetiminin Amerikan ordusunun yapay zeka teknolojilerini kısıtsız kullanabilmesi İçin teknoloji şirketlerine baskı yaptığına dair uluslararası basında yer alan haberlere dair değerlendirmede bulundu.
 
Yapay zekanın, savaş sahasında insan kontrolü ve etik sınırlamalar olmadan kullanılmasına yönelik kaygılara işaret eden Sözcü Ciang,  “Yapay zekanın askeri alanda sınırsız uygulanması, ülkelerin egemenliğini ihlal eden bir araç olarak kullanılması, savaş tercihlerini aşırı etkilemesine izin verilmesi, algoritmalara yaşama ve ölüme karar verme yetkisi tanınması gibi tercihler, savaştaki etik kısıtlamaları ve sorumluluğu aşındırmanın yanında teknolojinin kontrolden çıkması riskini de doğurur” uyarısında bulundu.
 
 
 

VakfımızıDestekleyenler