28 Eylül Bireysel Silahsızlanma Günü Belgesel Film Yarışması Ödül Töreni

28 Eylül 2006 
Atatürk Kültür Merkezi/Taksim
 
 
Nazire Dedeman
Umut Vakfı Kurucu Başkanı
Konuşma Metni

 
Değerli Konuklar,
 
Bu yıl 12’incisini gerçekleştirdiğimiz “Bireysel Silahsızlanma: Yaşama Hak Tanıyın” konulu belgesel film yarışmasının ödül törenine katılımınızdan dolayı hepinize teşekkür ediyorum.
 
Sabah, Taksim Meydanı’nda tek bir yürektik. Bireysel silahlanma sonucu ölen veya  sakat kalanların sesi olduk. Silahlar sonucu mağdur olanların acı ve kırgınlıklarını toplumun sessiz kesimlerine ulaştırdık. Sessiz ayakkabılar, her yıl olduğu gibi bu yıl da şiddetin yol açtığı acıların üzerinde yürüdü. Biliyoruz ki, her geçen yıl sesimiz daha güçlü çıkacak, duymak istemeyenler bile bizleri dinlemek zorunda kalacaklar.
 
Bireysel silahlanma, Türkiye’nin en büyük sosyal sorunlarından biridir. Çeşitli bahanelerle toplumun çoğu kesimi tarafından göz ardı edilmeye çalışılan bir sosyal sorundur. ”Silah bizim kültürümüzdür, erkeklik silahla olur, silah öldürmez, insan öldürür” gibi bahanelerle...
 
Bireysel silahlanma, bahanesi olamayacak bir ölüm piyangosudur. Kazananı hiç olmayan, kime çıkacağı belli olmayan, tamamen hukuk dışı bir piyango. Sizin de desteğiniz ile bu piyangonun artık düzenlenmemesi, tamamen unutulması için elimizden geleni yapıyoruz ve gelecekte de yapacağız.
 
Umut Vakfı olarak ilki 1995 yılında gerçekleştirilen geleneksel yarışmalarımızda; “gençlerimize hukukun üstünlüğünü benimsetip, uygulamasında katkıda bulunmalarını sağlamak; uyuşmazlıkların çözülmesinde barışçıl yolları seçmeyi yeğletmek; uzlaşma, barışı sürdürme ve geliştirme becerilerini bireylere öğretip benimsetmek..." olan Vakıf kuruluş amaçlarımızın sanat yoluyla ifade edilmesini sağlamaya, toplumsal fikir önderleri olarak gördüğümüz sanat ve düşün insanlarımızın bu konudaki mesajlarını sanat yolu ile geniş kitlelere ulaştırmaya çalıştık.
 
Yarışmalarımıza katılan her eser, kamuoyunda vakfımızın amaçlarını en iyi şekilde ifade etti; bireysel silahsızlanma konusunda bir bilinç oluşmasına katkıda bulundu.
 
Belgesel film, toplumsal belleği güçlendirmenin, yaşadığımız anı tarihselleştirmenin ve “tekerrür etmese bile kafiye yapan” tarihsel dizgeyi kavrayabilmenin en önemli sanatsal aracı olduğu için, 2006 yılında “Bireysel Silahsızlanma: Yaşama Hak Tanıyın” konulu yarışmanın özellikle belgesel film alanında yapılmasını arzu ettik.
 
Amacımız, belgesel film ile birlikte, tüm bilimsel, sanatsal ve estetik olanakları kullanarak, gündelik yaşantımızda her geçen gün daha da büyük bir yer işgal etmeye başlamış toplumsal şiddet ve bireysel silahlanmanın olası neden ve sonuçlarını tartışmaya açmaktı.
 
Yarışmaya katılan her film, bireysel silahlanmanın farklı bir boyutunu irdelemekte. Her biri ayrı konuyu işlemesine rağmen, kendi aralarında bir bütünlük taşımakta ve bireysel silahlanmanın olası neden ve etkilerini gözler önüne sermekte...
 
İşlenen konuların hepsi bireysel silahsızlanma konusunda ayrı bir önem taşıdığından, jüri, ödülleri dağıtmakta oldukça zorlandı. Buradan ödül alan yarışmacılarımızın her birine tek tek teşekkür ediyor ve vakfımıza katkılarının devam etmesini diliyorum.
 
Bu sene ilk defa bir kurum, yarışma jürisi tarafından silahsızlanma konusunda gösterdiği kurumsal duyarlılık nedeni ile takdir ödülü kazandı. BP Petrolleri AŞ’ne kendi bünyelerindeki benzin istasyonlarında çalışanlara izletmek üzere hazırlattıkları “Silahın Gölgesi” isimli eğitim filmi ve bireysel silahsızlanma konusunda gösterdikleri  duyarlılık için teşekkür ederim.
 
Sözlerimi bitirmeden önce, 28 Eylül Bireysel Silahsızlanma Günü etkinlikleri çerçevesinde, değerli işbirliği ve katkılarından dolayı; Sayın Valimiz Muammer Güler nezdinde İstanbul Valiliği’ne; İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne, Beyoğlu Belediyesi’ne, İ.E.T.T Genel Müdürlüğü’ne, Belgesel Sinemacılar Birliği’ne, As Mobilya’ya, Borsa Restoranları’na ve Aklın Aynası İçmimarlık ve Tasarım’a sonsuz teşekkürlerimi iletmeyi bir borç biliyorum.
 
Ayrıca; belgesel film yarışmasına katılarak bireysel silahsızlanma konusunda sahip oldukları farkındalığı gösteren sinemacılarımıza, tüm bir günü değerlendirme toplantısına ayırma inceliğini gösteren Seçici Kurul Üyeleri’ne ve burada bulunarak, konuya duyarlılıklarını gösteren sizlere sonsuz teşekkürlerimi sunarım.
 
Umut dolu yarınlara efendim…