Av. Ünal Somuncuoğlu
Av.Ender Varlık
Gerek yasa ve gerekse yönetmelikleri incelediğimizde görmekteyiz ki, spor müsabakalarında ve ezcümle futbol müsabakalarında, şiddet ve düzensizliğin önlenmesine ilişkin görev, yetki ve sorumluluk, sadece spor kulüplerine değil onlarla birlikte ve hatta onlardan önce yasada ve yönetmelikte açıkça belirtilen kurumlara da ait bulunmaktadır.
Bu yazımızın konusunu teşkil eden mevzuat 5149 sayı ve 28.08.2004 tarihli yasa ile bu yasanın uygulanmasına ilişkin ve 28.08.2004 tarihli resmi gazetede yayınlanan yönetmelik hükümleridir.Dolayısıyla, anılan yasanın mali yükümlerinin uygulamasına ilşkin yönetmelik bu yazımızın kapsamı dışında kalmaktadır.
1-Söz konusu yasanın “amacı “, yasanın 1.maddesinde belirlenmiş olup, “kapsam”ını da 2. madde açıklamıştır.Bu hükme görebu kanun, spor müsabakalarının yapılacağı alanlarda uygulanacak güvenlik önlemlerini, yasak fiil ve davranışları, bunlara uygulanacak yaptırımları, spor kulüplerinin, taraftarların, taraftar derneklerinin, taraftar temsilcilerinin, spor federasyonlarının, yayın kuruluşları ile diğer ilgili kişi ve kurumların spor müsabakalarında şiddet ve düzensizliğin önlenmesine ilişkin hususlardaki görev ve sorumluluklarını kapsar.
Yasanın 2. Bölümünde yer alan “esas hükümler”e ilişkin 4. Madde de “Spor Alanlarının Düzenlenmesi” hüküm altına alınmıştır.Bu hükme göre, ev sahibi kulübün spor alanlarında sağlık ve güvenlikle ilgili her türlü düzenlemeyi yapmakla görevli olduğu belirtilmiş ve maddenin devamında, yapılacak düzenlemelerin neler olduğu açıklanmıştır.Yasanın 5.maddesinde “saha güvenliği” hüküm altına alınarak, spor kulüplerinin bunu sağlamak amacıyla özel güvenlik hizmeti satınalmaya yetkili bulundukları belirtilmiştir.Müsabaka Güvenliği başlıklı 6.maddede, spor müsabakalrında alınacak güvenlik önlemlerinin yürütülmesi ve denetlenmesi konusunda yetkili olmak üzere, o yerin en büyük mülki amirince belirlenecek rütbeli emniyet görevlisi, müsabaka güvenlik amiri olarak görevlendirileceği derpiş olunmuştur.Maddenin devamında, müsabakaların yapılacağı spor alanına, güvenlik güçlerince gerçekleştirilecek kontrolden sonra seyirci alınacağı, spor alanlarının çevresinde stadyum veya spor salonu girişleri ile turnike girişlerinde, müsabakayla ilgili olarak hakim kararı veya gecikmesinde sakınca olan hallerde mülki amirin yazılı izni ile genel güvenlik güçlerince veya genel güvenlik güçlerinin denetiminde özel güvenlik güçlerince üst araması yapılacağı ve bu kanunun amacına aykırı madde ve cisimlere el konulacağı belirtilmiştir.Yasanın 7.maddesinde “ev sahibi spor kulüplerinin sorumlulukları “ açıklanmış ve bu sorumluluğun,ev sahibi spor kulüplerince, müsabakanın yapılacağı yerde, konuk takım seyircilerine bağımsız bölüm ayrılması ve tarftar arasında temas olmaması için, ilgili spor federasyonları ve uluslarası spor federasyonlarının yönetmelik ve talimatları paralelinde gerekli önlemleri alacakları ifade edilmiştir.Yasanın 8.maddesinde ise federasyonların görev ve sorumlulukları açıklanmış ve federasyonların genel bir ifade ile müsabakanın yapıldığı yerdeki temsilcileri vasıtasıyla, sporcu ve taraftarların güvenliği için gerekli önlemlerin aldırılması, denetlenmesi, bağlı olduğu uluslararası federasyonların talimatlarının uygulamaya konulması ve gerekli ek önlemlerin aldırılması konusunda il ve ilçe spor güvenlik kurulu ile koordinasyonun sağlanmasından yetkili ve sorumlu olduğu bildirilmiştir.
Anılan maddenin devamında, kulüplerin bulundurmakla görevli oldukları özel güvenlik güçlerinin sayısı, gözlem kameraları ve benzeri teknik donanımların yerleştirilmesi il veya ilçe spor güvenlik kurulu tarafından, misafir takımın soyunma odaları ile seyirci yerlerinin belirlenmesi, bilet satışı,güvenlik ise ilgili federasyonların talimatıyla belirleneceği ve kontrol ve denetim yetkisinin federasyona ait bulunduğu hüküm altına alınmıştır.Yasanın üçüncü bölümünde, spor müsabakalarında şiddet ve düzensizliğe ilişkin fiiller sayılmış ve dördüncü bölümde ise ceza hükümleri yer almıştır.Çeşitli hükümler başlıklı beşinci bölümde ise, bu kanunda belirlenen fiillerden dolayı, futbol branşında, spor kulüplerine verilmesi öngörülen cezalarla ilgili olarak, 17.06.1992 tarihli ve 3813 Sayılı Türkiye Futbol Federasyonu Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun’un 25.maddesi hükmünün uygulanacağı ifade edilmiştir.İşte bizim bu yazımızın temel konusunun da bu madde çerçevesinde oluşacağını ifade etmek isteriz.
2-Yukarıda kısaca açıklamaya çalıştığımız yasanın uygulanmasına ilişkin yönetmelik ise, yasada yer alan hükümlere iyice açıklık getirmiş ve yönetmeliğin 5.maddesi, her ilde vali veya vali yardımcısının başkanlığında, belediye başkanlığı, il jandarma komutanlığı, il emniyet müdürlüğü, ilgili federasyon, il sağlık müdürlüğü temsilcileri ve gerekli görülecek spor kulübünün yetkilileri ile basın kuruluşlarının temsilcilerinden İl Spor Güvenlik Kurulu oluşacağını ve ilçelerde de, kaymakam başkanlığında, il spor güvenlik kurulunda yer alan kurum ve kuruluşların ilçedeki temsilcilerinden İlçe Spor Güvenlik Kurulu teşkil edileceği belirtilmiş ve bu kurulun görev , yetki ve sorumlulukları 8 bent halinde sayılmıştır.Yönetmeliğin 6.maddesinde, müsabaka güvenlik amirinin ki bu kişi, yönetmeliğin Tanımlar başlıklı 4.maddesinde,”spor müsabakalarında alınacak güvenlik önlemlerinin yürütülmesi ve denetlenmesi konularında yetkili olmak üzere, o yerin en büyük mülki amirince belirlenecek rütbeli emniyet görevlisi” olarak tarif edilmiştir, yetki ve sorumlulukları 9 bent halinde sayılmıştır.
Yönetmeliğin 7.maddesinde il/ilçe emniyet müdürlükleri ile il/ilçe jandarma komutanlıklarının görev , yetki sorumlulukları 18 bent hainde sayılmıştır.
Yönetmeliğin 8.maddesinde belirtilen federasyonların görev, yetki ve sorumlulukları ise 6 bent halinde sayılmış olup bu görev ve sorumlulukların başlıcaları sırası ile,
a) Spor alanında temsilcileri vasıtasıyla sporcu, hakem ve taraftarların güvenliği için gerekli önlemlerin aldırılmasını sağlamak ve denetlemek,
b) Bağlı olduğu uluslararası federasyonun talimatlarının uygulamaya konulması ve gerekli ek önlemleri aldırılmasını sağlamk ve denetlemek,
c) Spor alanında misafir takımla ilgili kapasitayi belirlemek,
d) Milli müsabakalarda, müsabaka alanının düzenlenmesi ve güvenlik önlemlerinin alınması için ilgili kuruluşlarla işbirliği yapmak ve bilet basım ve satışını düzenlemek,
e) Spor alanlarında, bağlı oldukları uluslararası federasyonların belirlediği kural ve talimatları uygulamak ,
f) Spor kulüpleri, tarftar dernekleri ve akademik kurumlarla işbirliği yaparak, müsabakaya giriş yasağı verilenlere, ilgilelerin veya il/ ilçe emniyet müdürlükleri ile jandarma komutanlıklarının talep etmesi halinde, karakolda bulundukları süre içerisinde fair play spor ahlakı ve ilkeleri konusunda eğitici ders verilmesini sağlamak,
Yönetmeliğin 9.maddesi 22 bent halinde spor kulüplerinin yetki ve sorumluluklarını hüküm altına alırken , 10.maddesi özel güvenlik teşkilatının görev , yetki ve sorumluluklarını, 11.madde tarftar derneklerinin görev, yetki ve sorumluluklarını, 12.madde ise taraftar derneklerinin görev, yetki ve sorumluluklarını hüküm altına almaktadır.
3-Gerek yasa ve gerekse yönetmelikte yer alan görev, yetki ve sorumluluk hükümlerini incediğimiz zaman görmekteyizki, spor müsabakalarında ve ezcümle futbol müsabakalarında, şiddet ve düzensizliğin önlenmesine ilişkin görev, yetki ve sorumluluk, sadece spor kulüplerine değil, onlarla birlikte ve hatta onlardan önce yasada ve yönetmelikte açıkça belirtilen kurumlara da ait bulunmaktadır.Öyle ki, bu yolda alınacak bir takım önlemlerin ne kulüpler ve ne de özel güvenlik güçlerince alınması temel yasalar gereğince mümkün değil iken bu konuda tüm yetki genel güvenlik güçlerine, bir başka deyişle devlet kurumlarına ait bulunmakta ve alınacak tüm önlemleri belirlemek ve denetlemek yetkisi ve özelliklede uluslararası federasyonların kurallarını uygulamak ve bunların uygulanmasını sağlayıp, denetlemek yetkisi federasyonlara ait bulunmaktadır.Ne var ki, yasa ve yönetmelikte hüküm altına alınan müeyyideler bu sorumlulardan hiçbirine değil, genellikle spor kulüplerine uygulanmaktadır.Özellikle futbol müsabakalarında vuku bulunan şiddet ve düzensizliğe ilşkin fiiller söz konusu olduğunda, müeyyideler bizzat futbol federasyonu nezdinde kurulan disiplin kurulu ve tahkim kurulu tarafından tayin edilmektedir.Böyle bir durumun , başta Anayasa olmak üzere, diğer temel yasalara aykırı olup, olmadığı, dolayısıyla hukuken geçerli sayıp sayılmayacakları, başka bir yazımızın konusunu taşkil edeceği için, bu hususları burada dile getirmeyi gerek görmüyoruz.Bizim burada gündeme getirmek istediğimiz konu, bu alanda spor kulüplerinin yanı sıra görev ve sorumlulukları olan başka kurumlarda varken, sorumluluk faturasının, diğerleri yokmuşçasına sadece spor kulüplerine çıkartılması ve onların da bu adaletsiz duruma fazla ses çıkarmadan katlan malarıdır.uygulanan müeyyidelerin bir kısmı para cezası, bir kısmı da büyük parasal kayıplara neden olan, seyircisiz maç yapılması veya maçların başka bir sahaya aktarılması gibi müeyyidelerdir.Bu müeyyidelerin uygulanması, bazen spor kulüplerine mevdu görevlerin yerine getirilmesinden kaynaklandığı gibi, bazen de diğer kurumlara mevdu görevlerin bu kurumlarca yeterli bir biçimde yerine getirilmemesinden kaynaklanmakta ve her hal ve karda da velev spor kulübün sorumluluk alanına ilişkin de olsa, meydana gelen şiddet ve düzensizliğin, sorumlu diğer kurumların en azından denetleme ve kontrol görevlerini etkin bir biçimde yerine getirmelerinden kaynaklanmaktadır.Örneğin üst arama görevi özel güvenlik gücüne değil, genel güvenlik güçlerine ait bir yetkidir ve özel güvenlik güçleri bu yetkiyi ancak genel güvenlik güçlerinin denetimi altında yerine getirebilirler.Binaenaleyh saha içerisine sokulmuş yasaya aykırı eşyalardan doğan sorumluluğun birinci derece sahibi genel güvenlik güçleri, yani devlet güçleridir.Yukarıda da ifade ettiğimiz gibi,müeyyide uygulamasını gerektiren yasaya ve yönetmeliğe aykırı birçok fiil ya sorumluluk sahibi diğer kurumların asli görevinden kaynaklanmakta veya onların gerekli denetimi etkin bir biçimde yapmamış olamalarından ötürü meydana gelmektedir.Buna rağmen uygulanan müeyyideler sadece spor kulüplerinin mali alanında etkili olmakta ve onların ya patrimuanlarında bir eksilmeye veya patrimuanlarında olması gereken bir artışın engellenmesi sonucunu doğurmaktadır.Böyle bir durumda, hasıl olan zararın tüm sorumlular arasında eşit bir biçimde paylaştırılması adalet kavramına en uygun düşen bir çözüm olacaktır.Böyle bir durumun çözüme kavuşturulması, spor kulüplerinin genel mahkemelere başvurarak, zararlarının diğer sorumlulardan müteselsilen tahsili taleplerinin kabulü ile mümkün olabilir.Böyle bir davada, davacının (...futbol A.Ş) gibi tacir sıfatına haiz olması halinde, yargı mercii de ticaret mahkemeleri olacaktır.Özel ticaret mahkemelerinin bulunmadığı yerlerde ise asliye hukuk mahkemeleri davaya ticaret mahkemesi görevi ile bakabilirler.
(Güncel Hukuk, Eylül 2010)