|
|
 |
|
 |
|
|
|
Cinsiyet tabanlı şiddetin kriterlere açık bir şekilde dahil edilmesi için birleşmiş çağrı (Haziran 2012)
|
|
|
|
“Cumartesi günü [18 Aralık 2010] beni ve beş diğer kadını bir odaya götürdüler. Sabah saatleriydi. Üç kişiydiler. Giysilerimizi çıkarmamızı söylediler. Reddettim. Bir tanesi bana bıçağıyla vurdu. Ona insan olmadığını söyledim. Şöyle dedi: ‘Orasını göreceğiz’. Silahını çıkardı ve boyun eğmek zorunda kaldım. Üç adam bize tecavüz etti, maske takıyorlardı. Sonra gittiler ve cumartesiye [22 Aralık] kadar bizi evde tuttular. Her gün bir jandarma bize yiyecek bir şeyler getirdi. Pazartesi günü [20 Aralık] geri döndüler. Aynı adamlardı; aynı adamlar olduklarını sanıyorum. Öğleden sonra geç bir saatti ve bize tekrar tecavüz ettiler. 22 Aralık akşamı saat 5 gibi bizi serbest bıraktılar. O zamandan beri cesaret edip de doktora gidemedim.”1
1. Giriş
Silahların, cephanelerin, teçhizatların ve ilgili ekipmanların sınır ötesine sorumsuzca transfer edilmesi, milyonlarca kişinin yaşamlarını ve geçinme yollarını kaybetmelerine ve temel insan haklarının ihlal edilmesine neden olmuştur. Özellikle, küçük silahların ve hafif silahların yaygın olarak kullanılabilir olması hem kadınların hem de erkeklerin güvenliğiyle ilgili riski artırmakta ve sivil, siyasal, sosyal ve ekonomik haklarını kullanmalarını farklı şekillerde engellemektedir. Kadınların silahlı cinsiyet-tabanlı şiddetten orantısız bir şekilde etkilendiği ticaretin cinsiyet boyutu vardır.
|
|
Temmuz 2012, Birleşmiş Milletler Üye Devletlerinin (BM), geleneksel silahların ithalatı, ihracatı ve transferi için yaygın uluslararası standartlar getirmesi planlanan Silah Ticareti Anlaşması’nı (ATT) görüşmeleri için tarihi bir fırsat sunmaktadır.2 Etkili bir ATT’nin başarılması acil bir gerekliliktir. ATT Devletlerin uluslararası geleneksel silah göndericilerini, bu tür transferlerden kaynaklanan çok çeşitli olası riskleri değerlendiren, üzerinde anlaşmaya varılmış açık kriterler listesine uygun olarak yetkilendirmelerini gerektirecektir. Temmuz ayındaki görüşmeler için anahtar konulardan biri, hangi kriterin dahil edileceğidir.
|
Silah Ticareti Anlaşması’ndaki bir kriter, Devletlerin gözden geçirilmekte olan silahların tecavüz ve diğer türlü cinsel şiddet dahil cinsiyet esaslı şiddet eylemlerinde kullanılmaları veya bunları hızlandırmak için kullanılmaları yönünde önemli bir risk olması halinde, geleneksel silahların uluslararası transferine izin vermemelerini gerektirmelidir.
|
|
Silah ticaretinin belli cinsiyet boyutları ve etkileri vardır ve bu nedenle, ATT’nin bunu doğrudan ve uygun bir şekilde ele alması çok önemlidir. Buna göre, anlaşma metninde cinsiyete güçlü referanslar yapılmalıdır ve anlaşma kriterleri cinsiyet esaslı silahlı şiddet risklerini ele almalıdır.
Bu makale, neden ATT’nin Devletlerin gözden geçirilmekte olan silahların tecavüz ve diğer türlü cinsel şiddet dahil cinsiyet esaslı şiddet eylemlerinde kullanılmaları veya bunları hızlandırmak için kullanılmaları yönünde önemli bir risk olması halinde, geleneksel silahların uluslararası transferine izin vermemelerini gerektirmesi gerektiğini kısaca açıklayacaktır. Risk değerlendirme sürecindeki bazı anahtar sorular, silahları kontrol etmek ve bu tür şiddeti önlemek için etkili düzenleyici sistemlerin olup olmadığını ve cinsiyet esaslı şiddet eylemlerinin veya modellerinin kanıtı olup olmadığını içermelidir.
|
|
|
Silah Ticareti Anlaşması: Kadınların Haklarının ve Cinsiyet Eşitliğinin Sağlanması
Cinsiyet tabanlı şiddetin kriterlere açık bir şekilde dahil edilmesi için birleşmiş çağrı (Haziran 2012)
2. Neden cinsiyet ATT kriterlerine dahil edilmeli?
Silah ticaretinin belli cinsiyet boyutları ve ayrımcılık ve cinsiyet esaslı şiddetle doğrudan bağlantısı vardır. Silahlardan, güç ve statüden cesaret alan Devlet olan ve olmayan taraflar sıklıkla, cinsiyet esaslı şiddete başvurmakta, dokunulmazlıklarıyla kadınları oransız bir şekilde etkilemektedir. Bunun barışı, güvenliği, cinsiyet eşitliğini ve güvenli kalkınmayı pekiştirmeye yönelik çabalar üzerinde geniş kapsamlı çıkarımları vardır.
Tüm çerçevelerde, politikalarda ve programlarda kadınlar ve erkekler üzerinde değişiklik gösteren etkilere dikkat ederek BM’nin daha geniş olan toplumsal cinsiyet uygulamasıyla tutarlı olmak amacıyla AT’nin sorumsuzca yapılan uluslararası silah transferlerinin kadınlar ve kadın hakları üzerindeki belirgin etkisini tanıması gerekmektedir. Üye Devletler ve BM artan şekilde çalışmalarında kadınların belirgin haklarını tanımış ve ele almıştır. Özellikle barış ve güvenlik girişimleriyle ilgili olarak Üye Devletler kadın haklarının ve kadınların katılımının bu süreçlere dahil edilmesi için çağrıda bulunmuştur. BM Güvenlik Konseyi3’nin Kadın, Barış ve Güvenlik gündemi çatışmaların önlenmesinde, çatışmaların çözümlenmesinde ve barışın sağlanmasında sistematik bir şekilde ele alınacak ve güçlendirilecek şekilde kadın hakları ve kadınların bu süreçlere dahil olması için çağrı taahhütlerini içermektedir. Genel Kurul birçok ortamda dünyanın dört bir yanında farklı şekillerde ve görüntülerde kadınlara karşı şiddetin yaygınlığı konusunda duyduğu endişeleri ifade etmiş, bu tür şiddetin kadınların temel insan haklarını ve özgürlüklerini kullanabilme yetisine ciddi şekilde zarar verdiğine ve hatta bunu yok saydığına dikkat çekmiştir.4 ATT’de, Üye Devletler anlaşmayı İnsan Hakları ve koruma taahhütlerine dayandırmalı ve cinsiyet esaslı şiddet konusunda belli kriterleri anlaşmaya dahil etmelidir.
|
|
3. Silah ticaretinin cinsiyetçi etkileri
Silah ticareti kadın, erkek, erkek çocuğu ve kız çocuğu fark etmeksizin herkesi farklı şekillerde etkilemektedir. Aşağıda, silah ticaretinin hem çatışma zamanında hem de barış döneminde kadınlara karşı cinsiyet esaslı şiddetin yayılmasını nasıl sağladığına ve hızlandırdığına dair bazı örnekler yer almaktadır. ATT’nin kriterlerinde cinsiyet esaslı şiddet dahil, ATT hem ithalat hem de ihracat yapan ülkelerin farklı nitelikte de olsa bu suçları önlemek için ortak bir sorumluluğu olduğunu kabul etmelidir.
■ Cinsel şiddet sıklıkla silahlı çatışma sırasında yaygın ve sistematik olarak sivillere karşı kullanılmaktadır, ancak ne kadar kapsamlı olduğu büyük oranda azımsanmaktadır5 ve silahların yaygınlaşmasıyla bağlantılıdır, ancak nadiren incelenmektedir. BM’nin Çatışma Sırasında Cinsel Şiddet Konusundaki Özel Temsilcisi Margot Wallstrom, BM Güvenlik Konseyi’ne vermiş olduğu resmi beyanında bu konuya değinmiştir, “çatışmayla ilgili cinsel şiddet, herhangi bir ülkeye ya da kıtaya özgü değildir: Küresel bir risktir” (Şubat 2012). Örneğin, Cote d'lvoire’de kadınlara karşı devletin güvenlik güçleri ve silahlı muhalefet grupları dahil çeşitli aktörler tarafından sergilenen cinsiyet esaslı şiddet, ülkeye olan küçük silah ithalatının yaygınlaşmasıyla önemli ölçüde yoğunlaşmıştır.
|
Cinsiyet esaslı şiddet cinsiyete dayalı sosyal beklentiler ve konumlar ile ilgili şiddettir ve hem kadınlar hem de erkekler tarafından ve her iki cinsiyete de yönelik olarak sergilenebilir. Ancak, cinsiyet esaslı şiddetin büyük kısmı erkekler tarafından sergilenmektedir ve kadınlar ile kız çocuklarına yöneltilmiştir ve ayrımcılıkla bağlantılıdır.
Cinsiyet esaslı şiddet, BM Kadınlara Karşı Ayrımcılığın Ortadan Kaldırılması Komitesi’nin (CEDAW) Genel Önerisi 19’da “kadın olduğu için kadınlara karşı yönlendirilmiş veya orantısız bir şekilde kadınları etkileyen şiddet” olarak tanımlanmaktadır.
Cinsel şiddet tecavüzü, cinsel köleliği, zoraki fuhuşu, zoraki hamileliği veya zoraki kürtajı, artırılan sterilizasyonu, sarkıntılığı, kaçakçılığı, uygunsuz tıbbi müdahaleleri, çıplak aramaları ve cinsel tacizi kapsamaktadır.
|
|
Geciken BM silah ambargosundan önce, birçok Doğu Avrupa ülkesi Cote d'Ivoire Hükumetine hükumet güçlerinin ciddi insan hakları ihlallerine dahil olmasına rağmen büyük miktarlarda silah sevk etti. Dahası, küçük silahlar ülkede dağılmaya devam ediyor ve uluslararası silah aracıları ve kaçakçıları daha fazla küçük silah ve daha büyük geleneksel silahlar teslim etmekle tehdit ediyorlar.6
|
Silah Ticareti Anlaşması: Kadın Haklarının ve Cinsiyet Eşitliğinin Sağlanması Cinsiyet tabanlı şiddetin kriterlere açık bir şekilde dahil edilmesi için birleşmiş çağrı (Haziran 2012)
• Silahlar baskıyı ve devletin şiddetini hızlandırmak için kullanılmaktadır. 28 Eylül 2009 Pazartesi günü, Gineli güvenlik güçleri Conakry Stadyumu’nu barışçıl bir şekilde protesto eden bir grup silahsız sivil toplum örgütüne ve siyasi partiye aşırı güç ve cinsel şiddet dahil yasadışı şiddet ve diğer toplu insan hakları ihlallerini içeren eylemlerde bulundular. Bir kadın Uluslararası Af Örgütü’ne şunları söyledi, “Bir duvara tırmanmaya çalıştım ancak bir ‘kızıl bereli’ beni gördü ve diğeri bacaklarıma ateş ederken bana copuyla vurdu. Üç tanesi beni yerde sürükleyerek tuvaletlere doğru götürdü. Bir ‘kızıl bereli’ kafama silahını doğrulturken diğeri ban tecavüz etti...."7 Kanıtlar, Gineli güvenlik güçlerinin yasadışı cinayetler, cinsel şiddet ve barışçıl gösterilerin şiddetle bastırılması için küçük silahları tekrar tekrar kullanmalarına rağmen küçük silah cephaneleri için uluslararası ikmal malzemeleri almaya devam ettiklerini göstermektedir. 8
• Bazı devletlerde, ateşli silahlarla ilgili cinayetlerden ve aile içi şiddetten kadınlar orantısız olarak yüksek oranlarda etkilenmektedir. İnsan Hakları Ombudsmanı Ofisi tarafından Guatemala’da gerçekleştirilen araştırmalar, tüm cinayet olaylarında ateşli silahlarla öldürülenlerin %69’unun kadınlardan oluştuğunu göstermektedir.9 Cinayetlerle ilgili olarak soruşturma yapılmaması ve düşük hüküm giyme oranları, bu tür suçlarla ilgili olarak bir dokunulmazlık kültürünün oluşmasına katkıda bulunmuştur. Kadınlara karşı şiddet özellikle Guatemala’da çok yaygındır: 2010 yılında, polise göre en az 695 kadın öldürülmüştür ve böylece 2004 yılından bu yana öldürülen kadınların toplam sayısı en az 4.400’e ulaşmıştır. Öldürülen kişilerin çoğunun bedenleri cinsel şiddete ve diğer türlü işkencelere maruz kaldıklarını göstermektedir.10 Kayıp kadın olaylarına polisin yanıt vermemesi, kadınların yüksek öldürülme oranı ve iç karartıcı hüküm giyme oranı dikkate alındığında devletin bunu kabul edip etmediği konusunda kafalarda soru işaretlerinin oluşmasına neden olmaktadır. Ulusal çapta küçük silahların yüksek dağılım seviyelerine rağmen, Guatemala büyük miktarlarda tipik olarak tabanca ve revolver şeklinde küçük silahlar ve cephane ithal etmeye devam etmektedir.11 Çek Cumhuriyeti, Kore Cumhuriyeti, Arjantin, Slovakya ve Almanya 2004 ve 2006 yılları arasında Guatemala’ya 3.716.666 Amerikan Doları değerinde tabanca ve revolver ihraç etmiştir.12 Birçok yabancı ülkeden yapılan bu küçük silah transferleri, halihazırda küçük silahların yüksek oranlarda mevcut ve kullanılabilir olduğu bir ülkede yaygın olan şiddetli suç ve cinsiyet tabanlı şiddet modelini daha da kötüleştirmektedir. Guatemala Hükumetinin küçük silahlar özel kişiler ve yasa dışı silahlı suç grupları tarafından bu kadar yaygın bir şekilde kötüye kullanılırken gerekli özeni göstermemesi, gelecekte yapılacak olan küçük silah transferlerinin Guatemala’daki şiddetli suçu ve cinsiyet esaslı şiddeti kötüleştirmesinin muhtemel olduğuna dair önemli bir risk teşkil etmektedir.13
ATT’deki cinsiyet esaslı silahlı şiddete yönelik bir kriter, bu tür şiddeti işleyen kişilere olan silah transferlerinin sınırlandırılmasında yardımcı olabilir ve böylece kadınların haklarının ve cinsiyet eşitliğinin güvenceye alınmasına yardımcı olabilir.
4. Cinsiyet esaslı şiddet kriterinin uygulanması
Silah Ticareti Anlaşması’ndaki bir kriter, Devletlerin gözden geçirilmekte olan silahların tecavüz ve diğer türlü cinsel şiddet dahil cinsiyet esaslı şiddet eylemlerinde kullanılmaları veya bunları hızlandırmak için kullanılmaları yönünde önemli bir risk olması halinde, geleneksel silahların uluslararası transferine izin vermemelerini gerektirmelidir. Bu kriterin uygulanması için, Devletler bu riski anlamlı bir şekilde değerlendirmelidir, diğer bir deyişle, bir silah transferi başvurusunu değerlendirirken gerekli özeni göstermek suretiyle hareket etmelidir. Gerekli özen standardını karşılamak için Devletler, teklif edilen nihai kullanıcıların silahları çeşitli şekillerde kötüye kullanma ihtimalleri olduğunun makul bir şekilde öngörülüp öngörülemeyeceğini belirlemelidir.
Silah Ticareti Anlaşması: Kadınların Haklarının ve Cinsiyet Eşitliğinin Sağlanması
Cinsiyet tabanlı şiddetin kriterlere açık bir şekilde dahil edilmesi için birleşmiş çağrı (Haziran 2012)
ATT’nin kriterlerinde cinsiyet esaslı şiddet dahil, ATT hem ithalat hem de ihracat yapan ülkelerin farklı nitelikte de olsa bu suçları önlemek için ortak bir sorumluluğu olduğunu kabul etmelidir. Cinsiyet esaslı şiddetin tamamının yasadışı olmasına ve adrese İhracatta bulunan Devletin ana yasal sorumluluğu olmasına rağmen, önemli bir ihlal riski olduğunda geleneksel silahların transferi gerçekleştirildiğinde, ATT’nin özel mekanizmasının çalıştırılması gerekmektedir: Yani, geleneksel silah transferinin ithalatının, ihracatının veya uluslararası gönderiminin teklif edilen nihai kullanıcısını zararlı faaliyetlerde bulunmayı düşünüyorsa veya silah kullanmak suretiyle cinsiyet esaslı şiddete neden olan sürekli ve yaygın ihlalleri önlemek için görevlerini yapmıyorlarsa.
Gerekli özen standardını karşılamak için ATT ruhsat verme yetkililerinin ve devlet çalışanlarının özellikle geleneksel silahların transferinden doğabilecek olan cinsiyet esaslı şiddet risklerini ele almak suretiyle objektif ve doğrulanabilir bilgi kaynaklarını gözden geçirmelerini zorunlu kılmalıdır. Asıl risk, kısmen, silahları kontrol etmek ve bu tür şiddeti önlemek amacıyla yürütülen etkili düzenleyici sistem ve cinsiyet esaslı şiddet eylemlerinin veya modellerinin kanıtı ile kanıtlanmaktadır. Üç ana değerlendirme sorusu aşağıda sıralanmıştır (not: ayrıntılı bir liste olması amaçlanmamıştır).
Ana Risk Değerlendirme Soruları
1. İthalatı gerçekleştiren Devlette cinsiyet esaslı şiddeti önlemek ve ayrıca bu tür eylemleri kaydetmek, raporlamak ve belgelemek yönündeki yükümlülükler de dahil olmak üzere bu tür silahların satışını, gönderimini ve kullanımını katı bir şekilde düzenleyen kanunlar, politikalar ve uygulama mekanizmaları var mı?Bu kanunlar ve politikalar uygulanıyor mu? Uygulama mekanizmaları etkili mi?
2. Yetkilendirme sürecine tabi olan silahları kullanarak cinsiyet esaslı şiddetin yayılımını gösteren, teklif edilen nihai kullanıcının şu anki ve geçmiş kayıtlarını gösteren ne tür bilgiler var? Bu tür ihlallerin meydana geldiğine dair kanıt var mı? Kanıtlar güvenilir ve inanılır mı? Örneğin, devletin kendi raporlarında veya inanılır sivil toplum kuruluşları veya hükumetler arası kuruluşlar tarafından belgelenmiş mi?
3. Geçmişteki cinsiyet esaslı şiddet eğilimleri devam ediyor mu yoksa yeni modeller mi ortaya çıkıyor? Alan hükumet bu nihai kullanıcı tarafından bu tür ihlallerin tekrar yapılmasını önlemek için pozitif yükümlülüklerini karşıladı mı ve suç işleyenleri soruşturmak ve yargılamak için etkin çaba gösterdi mi?
Bazı olası bilgi kaynakları
• İthal eden devletten kanun, politika ve uygulama kapsamı uyarınca kontroller hakkında belgelerin yanı sıra ulusal ve uluslararası sivil toplumdan benzeri bilgiler.
• BM belgeleri ve raporları: Çatışmayla bağlantılı cinsel şiddet hakkında BM Genel Sekreterinin yıllık raporunda ve bunun ekinde yer alan bilgiler (SCR 1960'ın 18. paragrafı uyarınca (2010)). Ekte, cinsel şiddet modellerinden sorumlu olan tarafların (askeri güçler, milisler ve diğer silahlı gruplar) bir listesi yer almaktadır. Diğer bilgiler, cinsel şiddete dair erken uyarı matrisi dahil Çatışma Sırasında Cinsel Şiddet Hakkında Özel Temsilcinin Ofisi'nden alınmıştır.
• Güvenlik Konseyi Kararının 1325 (2000) ulusal çapta uygulanmasına ilişkin veriler ve bilgiler ve STK gölge raporları dahil ilgili kararlar. BM ve Üye Devletler tarafından şu anda işler hale getirilmekte olan Kararın 1325 (Genel Sekreterin Raporlarında S/2010/498 sıralanmıştır) uygulamasını ölçmeye mahsus küresel göstergelerden alınan bilgi.
• Kadınlara Karşı Ayrımcılığın Ortadan Kaldırılmasına İlişkin Uluslararası Sözleşme (CEDAW) ve diğer İnsan Hakları anlaşmaları ve anlaşmaları gözlemleyen kurumların yaptığı öneriler uyarınca devletler tarafından hazırlanan insan hakları raporları ve STK’lar tarafından hazırlanan gölge raporlar.
• BM veya Bölgesel insan hakları kurumlarının veya mekanizmalarının yaptığı öneriler ve hazırladığı raporlar.
• STK’ların hazırladığı insan hakları raporları.
• Alıcı devletteki uluslararası ajanslardan alınan açık ve kapalı kaynaklı bilgiler.
• Geleneksel silahlara ve uluslararası ticarete odaklanmış araştırma kuruluşlarının hazırladığı raporlar ve bilgiler.
• Alıcı Devletlerdeki ulusal diplomatik görevlerin raporları.
1Uluslararası Af Örgütü’ne Mart 2011'de anlatıldığı gibidir. Uluslararası Af Örgütü Nisan 2011’de sempatik Cumhurbaşkanının yakalanmasından önce, Aralık 2010 itibariyle Abican’da Laurent Gbagbo’ya sadık güvenlik güçleri tarafından işlenen çok sayıda tecavüz olayını belgelemiştir, bkz. Kadınlara Karşı Ayrımcılığın Ortadan Kaldırılması Hakkında BM Komitesine Cote D'lvoire Briefing’i,50. seans Ekim 2011, Uluslararası Af Örgütü, Endeks: AFR 31/009/2011.
2A/Res/64/48
3Bkz. Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi kararları 1325 (2000), 1820 (2008), 1888 (2009), 1889 (2009) ve 1960 (2010). Bkz. www.peacewomen.org
4Bkz., örneğin, Kadınlara karşı her türlü şiddetin ortadan kaldırılması hakkındaki Genel Kurul Kararları (A/RES/59/167, A/RES/57/181, A/RES/55/68) ve çatışma durumunda ve ilgili hallerde olanlar dahil her türde tecavüzü ve diğer şekillerdeki cinsel şiddeti ortadan kaldırma kararı (A/RES/62/134).
5Bkz., örneğin, Kadınlara Karşı Ayrımcılığın Ortadan Kaldırılması Hakkında BM Komitesine Cote D'lvoire Briefing’i, 50. Oturum Ekim 2011, Endeks: AFR 31/009/2011.
6Bkz., örneğin Uluslararası Af Örgütü tarafından Cote d' Ivoire hakkında yapılmış örnek çalışma, Dönüm Noktalarında Kan: Silah Ticareti Anlaşması İçin Savunulan Olay, 17 Eylül 2008 (ACT: 30/011/2008).
7Uluslararası Af Örgütü, Gine: Bıçaklarıyla Giysilerimi Kopararak Çıkardılar ve Beni Tamamen Çırılçıplak Bıraktılar” Cinsel Şiddet Mağduru Kadınların ve Kız Çocuklarının Sesleri, Şubat 2010, AFR 29/002/2010.
8Uluslararası Af Örgütü, Gine: “Siz Orduyu İstemediniz, Şimdi Size Dersinizi Vereceğiz” 28 Eylül 2009 Olayları ve Bunların Sonrası, Şubat 2010, AFR 29/001/2010.
9Informe de muertes violentas de mujeres 2005. İnsan Hakları Ombudsmanı Ofisi. Bkz. Uluslararası Af Örgütü, Guatemala: Koruma yok, adalet yok: kadın cinayetleri (güncelleme), 17 Temmuz 2006 (AMR 34/019/2006).
10Bkz. Uluslararası Af Örgütü, Guatemala: Koruma yok, adalet yok: kadın cinayetleri (güncelleme), 18 Temmuz 2006, AI Endeksi: AMR 34/019/2006, ve Uluslararası Af Örgütü, Guatemala: Koruma yok, adalet yok: kadın cinayetleri, 9 Haziran 2005, AI Endeksi: AMR 34/017/2005 ve ayrıca diğer örgütler: CEDAW’ın son yorumları: Guatemala, 2 Haziran 2006, CEDAW/C/GUA/CO/6; Kadınlara karşı şiddet, nedenleri ve sonuçları hakkında Özel Raportör Raporu, Görev Guatemala, 10 Şubat 2005, E/CN.4/2005/72/Add.3.
11Orta Amerika’daki diğer ülkelerle karşılaştırıldığında, Guatemala BM'nin 'tabancalar ve revolverler' kategorisinde en yüksek oranda silah ithal etmektedir 89114. Guatemala bu kategoride 4.295.161 Amerikan Doları değerinde ithalat yaparken örneğin Nikaragua 1.919.774 Amerikan Doları ve El Salvador 1.537.718 Amerikan Doları değerinde ithalat yapmaktadır. Tablo sadece Guatemala’ya ithalat yapan ilk beşi göstermektedir.
12Girişlerin ihracatçı kodu 89114 ‘Tabancalar ve Revolverler (891.31’in kapsamına girenler hariç)’ altında rapor edildiği BM Silah Veri tabanının SITEC Rev 3 Kodunu kullanarak Guatemala'ya yapılan ihracatın toplam değerine dayanmaktadır. 2006 yılında 104.272 Amerikan Doları değerinde tabanca ve revolverin Honduras üzerinden Guatemala’ya tedarik edildiğini ve bunların Honduras’a ithal edilmediğini belirtmekte fayda var. Honduras’ta küçük silah imalat üssü yoktur (Omega Araştırma Vakfı veri tabanı).
13Bkz. Uluslararası Af Örgütü, Dönüm Noktalarında Kan: Küresel bir Silah Ticareti Anlaşması için savunulan olay, 17 Eylül 2008, AI Endeksi: ACT 30/011/2008
|
| |
|
|
|
|
|
|
|
|
| Bu kategoride son 5 hafta |
|
|