Haftanın Yorumu

Çocuk Hakları Sözleşmesi!

 

20 Kasım Dünya Çocuk Hakları günü… Yani Birleşmiş Milletler Genel Kurulu tarafından Çocuk Hakları Sözleşmesi’nin 20 Kasım 1989 yılında benimsenmesinin yıl dönümü…

2 Eylül 1990 tarihinde yürürlüğe giren ve Türkiye (ülkemiz 14 Ekim 1990’da imzaladı, 27 Ocak 1995’te yürürlüğe girdi) dahil 193 ülkenin taraf olduğu Çocuk Hakları Sözleşmesi “en fazla ülkenin onayladığı insan hakları belgesi” olma özelliğine sahip…

Sözleşme, nerede doğduklarına, kim olduklarına, cinsiyetlerine, dinlerine ya da sosyal kökenlerine bakılmaksızın bütün çocukların haklarını tanımlıyor.

Ama dünyada bugün 1 milyarın üzerinde çocuk fiziksel şiddete maruz kalıyor. Bu rakam sadece bakıcılarının şiddetine maruz kalan çocuklarla ilgili. Dünyanın dört bir yanında süren savaşlar ve çatışma ortamlarını düşünün bir de… Savaşın şiddetini en ağır şekliyle yaşayan çocukları, yaşadıkları travmaları…


detay

Forum

Etkili Yargısal Sistemin Etkisizliği

Fikret İLKİZ

Agos Gazetesinin kurucusu ve genel yayın yönetmeni Hrant Dink, 19.1.2007 tarihinde gazetenin önünde alçakça işlenen bir cinayetle hayatını kaybetti. Soruşturmalar, davalar, AİHM kararları ve birçok yargı yoluna başvurarak hukuk yoluyla adalet arayan birkaç iyi yürekli avukatın sürdürdüğü “Hrant için adalet” arayışında verilen Anayasa Mahkemesinin son kararı haberlerde kısaca yer aldı. Anayasa Mahkemesinin Hrant Dink hakkındaki Birinci Bölüm Kararı(Başvuru Numarası: 2012/848, Karar Tarihi: 17.7.2014) Resmi Gazetenin 12.11.2014 tarihli ve 29173sayılı nüshasında yayımlandı.
AYM; “…Hrant Dink cinayetinde sorumlulukları ve ihmalleri olduğu iddia edilen Trabzon jandarma ve emniyet personeli ile İstanbul emniyet görevlileri ve mülki amirleri hakkında özellikle AİHM kararı üzerine yeniden açılan soruşturmanın bir bütün olarak etkili olmadığına ve Anayasa’nın 17. maddesinin öngördüğü Devletin pozitif yükümlülüğünün bir sonucu olan usul yükümlülüğün ihlal edildiğine karar” vermiştir.


detay

okuyun

Zorla evlendirilen çocuk araştırması

Öznur Karslı

Dicle Toplumsal Araştırmalar Merkezi, uzun süredir üzerinde çalıştığı “Erken Evliliklerin Toplumsal Meşrutiyeti” isimli araştırmasını tamamladı.

DİTAM’ın gerçekleştirdiği araştırmada kanayan yara çocuk gelinlere ilişkin önemli bulgular yer alıyor.

Araştırmaya göre, toplumsal değerler ve normlar alanında kadın üzerinden tanımlanan “Namus” kavramıdır. Bu namus kavramı küçük yaştaki kız çocuklarının birer cinse obje olarak görülüp, dolayısıyla namus için bir “Risk” unsuru olarak kabul edilmektedir. Aileler kız çocuklarını erken evlendirilerek bu “Risk”ten kurtulmayı amaçlamaktadırlar.

“Namus Riski” dışında bölgede yaygın olan diğer bir önemli neden; yirmili yaşlardan sonra evlenmemiş kızların “Evde Kalma Riski” algısıdır. Aileler evde kalma riski ve bununla bağlantılı olarak ya kuma olarak ya da yaşlı birileriyle evlendirilme endişesinden hareketle kızlarını erken yaşta evlendirmektedirler.


detay
VakfımızıDestekleyenler
E-posta adresiniz başarıyla kaydedilmiştir.
Teşekkür ederiz.
İşlem sırasında bir hata oluştu.
Lütfen daha sonra tekrar deneyin.
Bu e-posta adresi daha önce kaydedilmiş.
Başka bir e-posta adresiniz varsa kaydedebilirsiniz.