Haftanın Yorumu

İlgi ve sevgi her şeyin üstesinden gelir…


Dijital çağ, getirdiği kolaylıklarla birlikte siber zorbalığı da evimizin içine soktu. Günümüzde bebeklerin bile elinde tablet ve telefonların olduğunu dikkate alırsak, çevrimiçi oyunlar yeni riskleri de beraberinde getiriyor. Rusya’dan dünyaya yayılan bir Mavi Balina oyunu vardı ki, Türkiye’de de bazı çocukların bu oyun nedeniyle intihar ettiği ileri sürülmüştü. Şimdi de Momo çıktı…
 
Meksika kodu ile You Tube veya Whatsapp uygulamasıyla kullanıcılara ulaştığı ve dünya genelinde şimdi de bu oyunun çocukları ve gençleri tuzağına düşürerek tehlike saçmaya, intihara sürüklemeye devam ettiği belirtiliyor.
 
Şu bir gerçek ki; dijital çağda dünyaya gelmiş olan çocuklarımız birer teknoloji bağımlısı ki, büyüklerin de büyük çoğunluğu öyle…
 
Peki teknolojinin hayatımızı karartmaması için, söz konusu oyunların tehlikesinden çocuklarımızı korumak için neler yapmalıyız?
 
 
 

Forum

Sarsılmışların Dayanışması


Fikret İLKİZ
 
Devletin “siyasal menfaatleri” en üstün menfaat olarak kabul edildiğinden devletin korunması anlayışı değişmiyor. Değiştirmeliyiz. Devlet kavramı ile toplumun yapısal, ekonomik, siyasal değişimlerinin arasında birbirini derinden etkileyen sıkı bağlar vardır.
 
Türkiye’nin “monarşiden cumhuriyete”, “teokratik devletten laik devlete” geçişleri devlet yapısını değiştirmiştir. Cumhuriyet rejiminin kuruluşuyla birlikte gelen hukuk düzen toplumsal değişimlerin önemli bir sonucudur. 20 Mart 1976’da Sayın Çetin Özek’in açık anlatımıyla; “Ne kadar güçlü ve dayanıklı olursa olsun, bir yasanın bunca toplumsal değişim içinde etkinliğini ve geçerliliğini sürdürmesi zordur. Değişen dünyanın genel koşulları ve ülkenin özel nedenleri, elbette ki Türk Ceza Kanunun da etkilenmesine yol açmıştır.(…) Toplumsal ve siyasal değişim ve gelişmelerden en çok ....
 

Okuyun

İnsanlar en çok NEDEN ÖLÜYOR?


Dünyada insanlar sanıldığı gibi savaştan, depremden ya da saldırılardan değil, asıl olarak önlenebilir olduğu halde önlenemeyen hastalıklardan yaşamını yitiriyor.
 
Dünyada ortalama ömür uzadı. Ortalama yaşam süresi beklentisi 1950’de 46 yıl iken 2015’te 71’e yükseldi. Bazı ülkeler ise kolay ilerleme kaydetmedi. Hastalıklar, salgınlar, beklenmedik gelişmeler insan ömrünün beklenenden önce sona ermesine neden oldu. Belki en çok terör saldırılarından, savaştan ve doğal afetlerden korkuldu, ama bunların yol açtığı ölümlerin toplam içindeki oranı sadece yüzde 0,5 düzeyinde. Ancak dünyada hala pek çok insan önlenebilir hastalıklar nedeniyle erken ölüyor.
 
2017’de dünyada toplam 56 milyon kişi öldü. Bu sayı 1990 rakamlarına kıyasla 10 milyon daha fazla. Zira dünya nüfusu arttığı gibi insanlar da ortalama olarak daha uzun yaşıyor. Ölümlerin yüzde 70’ten fazlası bulaşıcı olmayan ve yavaş yavaş ilerleyen kronik hastalıklardan kaynaklanıyor.
 
 

VakfımızıDestekleyenler